2016 Dijital Storytelling Trendleri

Bilgiye erişimin sınırsız ve kolay olduğu bir dünyadayız artık. İnsanoğlu’nun şimdiki görevi bilgiyi işleyerek anlamlandırmak, farklı bilgiler arasında akıl yürütebilmek. Bu bir yeti olarak önemli ve değerini de uzun yıllar devam ettirecek.

2016-dijital-storytelling-trendleri-erencaner-2

Dijital marka iletişiminde de hemen her şeyin hikaye ve görsellik üzerinden ilerlediğini biliyoruz. Marka başarıları infografiklerle; kampanyalar, lansman ürünleri vb ise; sosyal medya içerikleri, cover görselleri ve web görselleri ile sunuluyor. Bunun elbette teknik bir açıklaması da var. İnsan beyni görselleri, metinlere göre 60.000 defa daha hızlı işleyebiliyor. Tabii hikayesiz bir görsel içerik hedef kitlede satın alma davranışı geliştirmede veya istenilen başka bir eyleme yönlendirmede zayıf kalabiliyor. Yani görsel içeriklerin mümkün olduğunca bir hikayeye dayanması gerekiyor. Bu noktada da storytelling (hikaye anlatıcılığı), anlamı ve duyguları bir araya getirmek için devreye giriyor. İnsan beyninin hikayeler oluşturarak bilgileri nasıl duyguya çevirdiğini Kendall Haven; Story Proof: The Science Behind the Startling Power of Story adlı kitabında şu egzersizle açıklıyor;

[highlight]O, markete gitti.[/highlight]

[highlight]Fred öldü.[/highlight]

[highlight]Sharon aç kaldı ve ağladı. [/highlight]

Bunu okuduktan sonra, ilk cümledeki “O”nun, Fred olduğunu mu düşündünüz?  Sharon ve Fred’in birbirlerine bir şekilde bağlı olduğunu varsayıp Sharon’un aç kalmasının Fred’in ölmesinden kaynaklandığını; ayrıca Fred’in Sharon’ın yemesi için bir şeyler almak amacıyla markete gittiğini mi düşündünüz?

Psikolog Jerome Bruner’e göre, insan beyni gerçek dünyada olaylara şekil vermek için anlatılar kullanır ve sonra bunu gerçeklik olarak algılar.

Peki konumuza dönecek olursak; dijital pazarlamada hikayeler neden önemli?

Bunun belki de en basit yanıtı, insan beyni olayları sınıflandırmak, bir düzende ele almak, sebep-sonuç eşliğinde karakter analizi çıkarıp hatırlamak ister. Dijital pazarlama da çoğunlukla oyunu kuralına göre oynayıp psikolojinin bu değerlerini yok saymadan hikayelere gerektiği önemi verir. Hikayeler de markalar tarafından teknolojinin gelişimiyle farklı farklı şekillerde sunulur. Durum böyleyken gelişen teknolojinin 2016’da storytelling açısından markalara neler katabileceğini tahmin edersek;


1- İnteraktif Storytelling

İnfografikler, sosyal medya görselleri bugüne kadar bir hikaye anlatıcılığının ürünü olarak konumlandı aslında. Bundan sonra da kullanım kolaylığı açısından bu görseller ve infografikler yeni teknolojik hikaye anlatıcılığı ile birlikte devam edecek olsa da şu yazıda bahsettiğimiz 360 derece videolar yeni etkileşimli hikaye anlatıcılığında popüler olabilecek bir araç olarak göze çarpıyor. Kullanıcılar markaların üretebileceği bu videolarla kendisini hikayenin içerisinde bularak o markalarla farklı bir duygusal bağ kurabilir. İnteraktif storytelling’in 360 derece video dışındaki buradaki ve buradaki örnekleri de kayda değer cinsten. Elbette bu teknoloji markalar için bütçe ve zaman açısından henüz istenilen düzeyde değil. İşi kolaylaştırabilecek tool’ların ortaya çıkması ile bütçe ve zaman handikapı aşılabilirse markalar açısından kullanımı yaygınlaşabilir.


2- Sanal Gerçeklik

Bir Kickstarter projesi olarak başlayıp Facebook’un 2 milyar dolara satın almasıyla gündeme gelen Oculus ile Facebook, Samsung’u da yanına alarak sanal gerçeklik teknolojisine sahip ürünleri piyasaya sürmeye başladı. SXSW Interactive‘de de sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin yakın zamanda sıçrama yapabileceği tahmin edildi. Sanal gerçeklik teknolojisinin mainstream’e girmesi için önünde birkaç senesinin olduğu belirtilse de bu teknoloji markalar açısından yeni hikayeler yaratma yolunda bir kırılım yaratabilir.


3- Nesnelerin İnterneti

Bu yazıda detaylı olarak ele aldığımız Internet of Things yani Nesnelerin İnternet’i ile markalar sadece akıllı telefonlar, bilgisayarlar ile değil, evdeki akıllı fırın, akıllı buzdolabı gibi çok çeşitli cihazlar üzerinden iyi bir kurgu ile etkileşim yaratma potansiyeline sahip olacaklar. Bu da aslında markalara hikayelerini anlatabilecekleri yeni bir platform kazandıracak. Tabii bu hikayeler için markalara her zamankinden daha çok akacak big data’nın da işlenmesi gerekecek. Gartner’a göre 2020’de internete bağlı cihaz sayısının 25 milyara çıkacağını düşünürsek nesnelerin interneti’nin storytelling noktasında popüler olacağını söyleyebiliriz.

Bonus: 2018’de 3 milyon çalışanın robot patronlar tarafından yönetileceği gibi bir tahmin olduğunu da belirtelim.


4- Gerçek Zamanlı Storytelling

İnternette canlı yayın yapmak, geçmişte BlogTV, Ustream gibi web tabanlı hizmetler ile popüler olsa da sosyal medyada Periscope ve Meerkat gibi uygulamaların kolay kullanımları sayesinde geniş kitlelerin dikkatini çekmeye başladı, yükselişleri ise 2016 itibarıyla devam edecek gibi görünüyor. Doğası gereği amatör çekimlerle ilerlediği için prodüksiyon, post-prodüksiyon gibi profesyonel duruşlardan genellikle uzak olan ve dolayısıyla markalara bütçe ve zaman tasarrufu da sağlayan bu uygulamalar 2016’da biraz daha yaygınlaştıkça markalar hikayelerini gerçek zamanlı olarak daha yoğun şekilde bu kanallar üzerinden anlatabilir.

2016-dijital-storytelling-trendleri-erencaner-1

5- Giyilebilir Teknolojiler

Giyilebilir teknolojilerin bilinen örneklerinden olan Google Glass programının Google tarafından birkaç ay önce sonlandırılacağı açıklanmıştı. Aslında bu sonlandırılan projenin, şimdiye kadar çok defa çeşitli güvenlik sorunlarına yol açabileceği söylenen Google Glass’ın ilk versiyonu olduğunu, Google’ın üzerine daha çok çalışılmış bir Google Glass üreteceğini de belirtelim. Apple Watch ile dikkatleri daha çok üzerine çeken giyilebilir teknolojiler halen başlangıç aşamasında. Ara teknoloji olarak kalmazsa yeni modeller, yeni ürünler yaygınlaştıkça markalar da hikaye anlatımında bu yolları mutlaka tercih edecektir.

Ne dersiniz? Şu dünyalar çok uzak değildir belki de bize?


Sonuç olarak,
hikayeler insanları geçmişte olduğu gibi gelecekte de etkilemeye devam edecek. Bu da markaları, yeni teknolojiler sayesinde hikaye anlatıcılığının farklı yollarını aramaya yönlendirecek. Bugün markalar sosyal medya ile hedef kitlelerine en sıcak yoldan dokunabilirken yarın işte bu teknolojiler sosyal medyanın yanında belki daha popüler olacak.

Dijital marka yönetimi, pazarlama ve reklamcılık sektörü üzerine yazılar yazmayı seven Eren Caner, Doğan TV'de dijital iletişim yöneticisi olarak görev alıyor. CNN TÜRK'te yazıyor.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.