7 Maddede LinkedIn’i Etkili Kullan Yolunu Benden Öğren

LinkedIn’i doğru kullandığında  yeni fırsatlara kapı aralaman içten bile değil. Bu yeni bir iş beraberliği olabilir, sektörel odaklı beyin fırtınaları yapabileceğin yeni kişileri kazanmak olabilir vs. Fakat LinkedIn, diğer ağlara göre daha iş odaklı bir ağ olduğu için oradaki duruşunuz, hareketleriniz şimdi ve gelecek için büyük önem taşıyor. Durum böyleyken LinkedIn’de yapılması ve yapılmaması gerekenleri belirtmemek olmaz. :)

1- ”Y şirketinde X pozisyonu için bir kişi arıyoruz. Başvurmak isteyenler like etsin, yorum yapsın ” tadındaki paylaşımları görürsen koşarak uzaklaş.

Neden? Böyle bir İK süreci yok da ondan! Profesyonel olmayan bu paylaşım, LinkedIn’inde arama yapmakla uğraşamıyorum, bu işi benim için siz yapar mısınız? da demek. Paylaşan İK’cının belki bir amacı etkileşim yaratıp artı/ eksi bilinirlik oluşturmak.  Zaten bu tip paylaşımlara maalesef çok talep olduğundan örn. 150 like 100 yorum olan bir paylaşıma sen de katıldığında bu etkileşim feed’ine düşecek ve bağlantıda olduğun kişilere de gösterileceğinden profesyonel durmayacaktır.

2- Başkasının paylaşımlarına ”Tanısan seversin bence, profilimi inceleyebilir misin?” gibi yorumlarla salça olarak kendini göstermeye çalışma. Yorum yapacaksan değer katan bir yorum yap.

Hedeflediğin kişinin senin profiline alıcı gözüyle bakması için geçerli bir nedeni olması lazım ve o kişi senin gibi birini yana yakıla aramıyorsa, o kişi evrende sadece sen değilsen bu yorum geçerli bir neden olmayacaktır. Hedefindeki kişileri bağlantı olarak ekleyebilir, şirketleri takip edebilir, ilgi alanınla giren gruplara dahil olup aktif iletişimde bulunabilirsin. Hesabındaki düzgün paylaşımlarla, hedefindeki kişilerin paylaşımlarının altına kesinlikle o paylaşımın konusuyla ilgili heyecanını gösterecek, karşındakine yeni bir bakış sunacak yorumlarla dolaylı veya direkt hedefine girebilirsin.

3- LinkedIn profiline ”İş arıyorum, yeni iş arıyorum, looking for a job” vb. saçmalıkları yazma.

Yeteneklerini göster. Bu, acemi duruşuyla varsa mevcut bulunduğun şirketin imajına zarar verir ve emin ol hiçbir İK’cı, bunun kendi şirketi için yazılmasını istemez. Böyle bir durumdaysan yapman gereken profilinde, ilgili gruplarda gerçekten yapmak istediklerini anlatan profesyonel içerikler oluşturmak olacaktır. Belki, seninle aynı şeyleri yapmak isteyen veya yapan insanları bağlantı olarak ekleyerek fikirlerini alabilirsin. İş konusunu gerektiğinde LinkedIn’de özel mesaj ile konuşabilirsin. Bunda sakınca yok, zaten bir amacı da bu. Ancak ulu orta olmasın.

4- Farklı bir hobin, tutkun varsa bunu mutlaka LinkedIn profilinde belirt.

Bak Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın bu konuda ne diyor;

Tipik sorduğum bir sorudur. ”Ben seninle aşağıda yemek yerken denk gelsem, iş dışında bana ne anlatırsın? Ben senden ne öğrenirim? Herhangi bir şey olabilir bu. Peçete koleksiyonu bile. Yeter ki heyecan duyduğun bir şeyler olsun…

Umarım iş dışında seni motive eden, zihnini boşaltmanı ve işe aslında daha iyi odaklanabilmeni sağlayan böyle bir heyecanın vardır. Bunu LinkedIn’e yaz, sakın unutma.

5- CV’ni LinkedIn profiline olduğu gibi yapıştırıp bırakma.

Bunu yaptığında ne kadar bozuk bir LinkedIn profilin olduğunu göreceksin. Sen böyle biriyle görüşürsen kendi kendine ”daha profiline bile özen göstermemiş, işe  nasıl özen gösterebilir ki? diye sormaz mısın? Biraz özen gösterip profilini özelleştirip, projelerini, referanslarını, sunumlarını, becerilerini vs. eklemelisin ki kendini, profiline gelen her kişiye güzel bir şekilde sergileyebilmen için. LinkedIn’in CEO’su Jeff Weiner’ın profilini buradan inceleyebilirsin mesela. İpuçları içinse buraya bakabilirsin.

6- Aa ne güzel diye her bulduğun komikli görseli paylaşarak LinkedIn’i Facebook’a çevirme.

Tek düze bir profilin olsun demiyorum, belli bir frekansta iş hayatını anlatan esprili görselleri paylaşabilirsin, neticede insanız biraz da. (yazar burada LinkedIn’de esprili görsel paylaşılsa da burası Facebook değil yazsam diye bekleyenlere atıfta bulunuyor.) ama her bulduğunu da paylaşma. Facebook ne için var? Burada takipçilerinin ilgisini çekebilecek, içgörü sağlayan yenilikleri, trendleri, ilham veren sözleri paylaş. Paylaştığın içerik başkalarına seni anlatır. Yani; You are what you share. Aşağıdakine gözat bence.

 

7- Facebook’taki paraşütle atlamalı fotoğrafını LinkedIn’de kullanma bence.

Evet eğlenceli olmak önemli lakin yüzünün gözünün düzgün göründüğü bir profil işini daha kolaylaştıracaktır. Seninle ilgilenen kişi diğer sm hesaplarını da kontrol edecek ve o fotoğrafını da görecektir, merak etme :)

Son olarak, mutlaka daha bir çok ayrıntı var, ben son zamanlarda gözüme çarpan şeylere dikkat çekmeye çalıştım. Şu da mutlaka olmalı diyorsan, yorum yap, konuşalım.

Dijital marka yönetimi, pazarlama ve reklamcılık sektörü üzerine yazılar yazmayı seven Eren Caner, Doğan TV'de dijital iletişim yöneticisi olarak görev alıyor. CNN TÜRK'te yazıyor.

Bir Cevap Yazın