Başarılı ve Başarısız Dijital Girişimlerin En Temel Farkları

Girişimcilik önemli bir özellik. Girişimcilik hakkında merak ettikleriniz için şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Başarılı ve başarısız dijital girişimleri incelediğimizde temelinde birkaç fark olduğunu görüyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse;

1- Şirketleri değil; bireyleri müşteri olarak almak gerekir. Çünkü şirketleri müşteri olarak alırsanız onların istediği şekilde girişiminizi şekillendirmek zorunda kalabilirsiniz. Ama bireyleri müşteri olarak alırsanız, bireylerin size olan ilgisi zaten şirketleri size doğru çekecektir. Bu konuda başarılı ve başarısız dijital girişimlere iki uç örnek verebilirim.

En başarısız dijital girişimlerden birisi kuşkusuz Myspace. Neden? Nedeni basit. Çünkü şirketleri müşteri olarak aldı. Kısa vadeli kazanmayı düşünüp sayfayı absürt, kullanıcıyı sıkan reklamlarla doldurdu. Sonuç olarak kazanmadı mı kazandı, ama birey odaklı değil; şirket odaklı. Şirketlerin kullanıcıyı sıkan reklamları bireyleri kaçırınca şirketlerin de Myspace’de olmasının bir anlamı kalmadı. Sonuç olarak kayboldu gitti.

En başarılı dijital girişimlerden birisi de bildiğiniz üzere Facebook. O bireyleri müşteri olarak alıyor. Ben bireyleri sayfada tutarsam markalar eli mahkum gelir zaten diye düşünüyor ki son derece haklı. Facebook zaman zaman kullanıcıyı sıkan güncellemeler de yapsa bireyleri 7/24 dükkanına çektiği için markalar da kendini orada olmak zorunda hissediyor. Bunun Facebook’a şöyle bir artısı da var: Bireyler rağbet gösterir. Markalar da yer alır. Facebook kimden para kazanır? Markalardan. Nasıl? Facebook reklamları ve Sponsored Stories‘ler ile. Bireyler zaten yer aldığı için markalara karşı son söz her zaman Facebook’ta olur. Myspace gibi markaların her isteğini gerçekleştirmez, bireyi merkeze alır ve bu paralelde markalardan para kazanır.

2- Başarılı dijital girişimler için toplumun nabzını tutmak, toplumdan, hayattan beslenmek gerekir. Teknolojik gelişmeleri takip edip forumları incelemek gerekir. Forumlar, hayattan beslenebileceğiniz, insanların yalın haliyle düşüncelerini, ihtiyaçlarını yazdığı yerlerden biridir. Social Network filmini izlediyseniz kahramanımızın Facebook’un gelişimin aşamasında üniversite arkadaşlarının günlük konuşmalarını nasıl takip edip buradaki ihtiyaçlar doğrultusunda ağını geliştirdiğini görebilirsiniz. Örneğin iPhone üreticisiniz veya iPhone’a rakip bir ürün piyasaya sürmek istiyorsunuz bu linkteki gibi başlıklar sizin işinize yarayabilir.

3- Bağlantı kurabilmek önemlidir. Yani farklı verilerle farklı verileri birbirine bağlayıp bir anlam bir örtük bilgi çıkarabilmek önemlidir. Basit bir örnek: Yeni bir girişiminiz olacak.  Türkiye’nin nüfus yapısına, penetrasyonuna benzer, Türkiye’den ileri bir ülke ve oradan çıkmış sunumlar bulmaya çalışın. Örneğin bir tane ülke ve sunum buldunuz. İtalya diyelim. O sunumda e-ticaret sitelerine gelen trafiğin %60’ının cinsiyetinin erkek olduğunu gördünüz ve en popüler sektör de fast food. Hemen bu ülkenin bu konuda Türkiye’den ne kadar ileride olduğunu hesaplayıp benzer nüfus yapısını da gözönüne alarak Türkiye’de bu sektörün aynı şartlar altında ne kadar ilerleyebileceğini bulmaya çalışın. Elbette yanılmalar olabilir ama gidişatı kabaca çıkarabilirsiniz.

Başka bir örnek: Instagram Android için yayınlandığında öğrencilerimden şunu istemiştim:
Türkiye’de/ dünyada iPhone kullanıcısı ne kadar?
iPhone’da Instagram kaç aydır kullanılıyor ve bu sürede kullanıcı artışı ne kadar olmuş? Kaç fotoğraf yüklenmiş?

Sorularını cevapladıktan sonra Android’deki aynı verileri bulmaya çalışıp bir oran orantı kurarak ve elbette teknolojik gelişmeleri de gözönüne alarak Instagram’ın Android’deki ilerleme hızını bulabilirsiniz. Bu da bir örtük bilgiyi ortaya çıkarma çalışmasıdır.

Dijital marka yönetimi, pazarlama ve reklamcılık sektörü üzerine yazılar yazmayı seven Eren Caner, Doğan TV'de dijital iletişim yöneticisi olarak görev alıyor. CNN TÜRK'te yazıyor.

Bir Cevap Yazın