Black Mirror’a Dair 7 Şey

Öncelikle Black Mirror’ı niye daha önce izlemedim diye hayıflanıp 3 sezonunu birkaç gün içinde bitirmemle birlikte aklımdaki yorumları minik minik cümlelerle bu yazıda paylaşmak istedim.

1- Bu dizinin bölümlerini izleyip gerçek dünyaya döndüğünde sanki 80’lerde yaşıyormuşsun gibi hissettiriyor. Göz temasıyla ve beyin yönlendirmesiyle engellediğin insanların seni ne gerçekte ne fotoğraflarda hiçbir şekilde görememesi, hayatta gördüğün her anın uzaklarda bir yerlere kaydedilmesi ve istediğin her an, o anı arkadaşlarınla tekrar tekrar izleyebilmen, vefat eden bir yakının tüm sosyal medya hesaplarını analiz eden bir şirketin yakınlarına o vefat eden kişinin tonunda, sanki onunla konuşuyormuş gibi bir telefonla konuşma servisi sunması gibi çok ince detaylarla dolu.

1420336018277177-png

2- Dijitale dair olağanüstü vizyon genişletiyor. “Teknoloji bayağı gelişti, daha ne kadar gelişecek ki?” diyenlerdensen, etme eyleme derhal izlemeye başla bu diziyi. Ayrıca bence kesinlikle ve kesinlikle okullarda bu dizi izletilmeli. O öğrencilerin de vizyonları genişlemeli, tabir-i caizse vay anasını demeliler.

black-mirror-white-christmas

3- Dijitali, sosyal medyayı, o elindeki akıllı telefonu kontrollü bir şekilde kullanamayanlar için müthiş bir dijital hiciv sunuyor. Tamam, ben de dijital, yenilikler, trendler odaklı bir iş yapıyor olsam da kendimizi kontrol etmeliyiz. Bu da tam bunu anlatıyor.

black-mirror-masks

4- Neredeyse tüm bölümlerinde hissettiğim bir duygu var. O da şu; hani son zamanlarda toplum olarak gerildiğimiz gündem, birçok diğer sorunlar aslında ortak sorunlar ve İngiltere’de, diğer gelişmiş birçok ülkede yoğun bir şekilde görülebiliyor. Sonuçta, bu geleceği anlatan bir dizi de olsa içinde bulunduğu toplumdan illa ki etkileniyor. Yani demem o ki, ülke olarak yaşadığımız birçok sorun diğer ülkelerde de var. Sadece onlar gündeme, topluma çok daha hakim bir şekilde ortamı daha sakin ve huzurlu tutuyor, böyle gösteriyor.

5- Tehlike anında insanlar dili, dini, ırkı hiç önemli olmaksızın çok benzer tepkiler veriyorlar. İnsan, her bölümünde ayrı sarsılıyor, bazı gerçekler yüzüne çarpıyor.

6- George Orwell – 1984 kafalarını seviyorsan da izlemelisin bu diziyi. Çünkü, çoğu bölümünde 1984’ün modern ve ultra dijital versiyonlarını anlatıyor. Bunun için özellikle 1. sezon 2. bölümü tavsiye ederim.  Eğer, “yeni neslin elinden telefon düşmüyor” yahu diyenlerdensen de gidişatı görmek için 3. sezon 1. bölümü tavsiye ederim. White Christmas bölümünü de çook tavsiye ederim.

black-mirror-s01e02-720p-web-dl-aac2-0-h-264-btn-mkv_000115-749

7- İlk 2 sezon, 3. sezona göre daha ince işlenmiş. Bize daha çok soracak soru bırakıyor. 3. sezon bence tipik Amerikan dizisi olmuş. Kendisi sorup kendisi cevaplıyor. Bu anlamda Sherlock’ta da benzerini göreceğimiz gibi İngiliz dizilerindeki, izleyicileri çok ince sorularla başbaşa bırakma kurgusunu seviyorum.

Sözün özüyse, insanoğlunun ipliğini pazara çıkaran bir yapım. Geleceğe dair vizyonunu genişletmek isteyen herkese şiddetle tavsiyedir.

Dijital marka yönetimi, pazarlama ve reklamcılık sektörü üzerine yazılar yazmayı seven Eren Caner, Doğan TV'de dijital iletişim yöneticisi olarak görev alıyor. CNN TÜRK'te yazıyor.

Bir Cevap Yazın