Facebook'ta Hayranlarla Etkili İletişim Kurmanın Yolları

Facebook bildiğiniz üzere son dönemde bir markanın hedef kitlesiyle en sıcak, en anlık iletişim kurabildiği mecra. Burada da etkili iletişim kurabilen markalar öne çıkıyor, kazanıyor. Sosyal medyada etkili iletişim kurmak için neler yapmamız gerektiğine gelirse;

1- Sosyal medyada da oyunu kurallarına göre oynayanlar yani sıcak, samimi bir dil ile markasına bir kişilik aftedenler kazanıyor.  Geçtiğimiz sene Türkiye’de markaların bazıları ”siz” dili kullanmakta direttiğinde kimilerini ”sen”li bir dile ikna etmiş kimilerini edememiştim. Ama şimdi görüyorum ki o direnenler de ”sen” diline geçmiş. Bunu gördüğümde aşağıdaki tweet’i atmıştım.

Sosyal medya’da samimi olun. Kanka dili kullanmayacaksanız, sıkıcı resmi bir dil kullanacaksanız işiniz yok. Çünkü insanlar oraya stress atmaya, eğlenmeye giriyor. Tam o anda sizin yazınızı okurken Cumhurbaşkanlığı basın bildirisini okuyormuş gibi hissetmelerini istemezsiniz değil mi?

2- Hayranlarınızla etkileşime geçin. Sorularına hızlı bir şekilde cevap verin. Ama yine sıkıcı olmadan. Ve aynı cevabı isimleri değiştirerek herkese yazmaktan şiddetle kaçının. Herkes kendini özel hissetmek ister. Bu yüzden vereceğiniz cevaplarda adını mutlaka yazın. O kişi içinden ”Vay be! Koskoca x markası bana ne güzel cevap yazdı” dedirtin. Sadece hayranların sorularına değil; örneğin iyi akşamlar dediğinde bile Sana da iyi akşamlar @kullanıcı adı şeklinde cevap verin ki ona da uyarı gitsin. Yazdığınızı hemen görsün. Tabii burada marka-ajans uyumu,güveni devreye giriyor. Marka azami ölçüde kontrolü ajansa vermeli. Ajans vereceği her cevap için markaya e-mail atıp bu yoruma bu cevabı yazıyoruz, uygundur değil mi? diye sormasın.  Bu iletişimi başarılı yapan global markalardan biri de AT&T. Geçen sene sayfasına gece 12’de bile girip iyi akşamlar AT&T yazdığımızda 5-6 dk. sonra cevap gelirdi. Sana da iyi akşamlar gibi. İşte tam böyle olmalı. Marka kullanıcının gözünde bir kişiliğe bürünebilmeli. Onu her zaman iletişim kurabileceği bir insan gibi görebilmeli. Marka ile müşteri arasındaki duvarları yıkmanın en güzel yollarından biri de bu! SocialBakers’a göre Türkiye’deki markaların yanıt verme hızı oldukça düşük. Neden bunu sizin markanız yükseltmesin.

3- Hayranlarınıza ne istediklerini, bu sayfadan ve markadan ne beklediklerini sorun. Sorun ki öğrenesiniz değil mi? Öğrenin ki iletişim stratejinizi hazırlarken doğru adımlar atın. Sonuçta onlar sizin için değil, siz onlar için varsınız.

4- Ve tabii ki, kampanyalar yapın, çekilişler yapın. Sayfanızı sallayın, hareketlendirin. Onlara bu sayfanın bir üyesi olmanın özel bir şey olduğunu düşündürtün. Unutmayın ki uzun süre kampanya yapılmayan sadece iletişim yapılan bir sayfa bir süre sonra ne kadar hayran sayısına ulaşmış olursa olsun üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi oluyor.

5- İletişim stratejinizi oluşturun. Sürekli markanızdan bahsetmek istemezsiniz değil mi? Bu çok sıkıcı olur. Haftanın 5 günü iletişim yapın ve ortalama 2-3 günü günlük hayattan, varsa ulusal futbol-basketbol maçlarından, dizilerden, beklenen bir sinema filmi vizyona girmişse ondan bahsedin. Bahsederken de sorular sorun, insight’lar toplayın. Aman sakın din ve siyasete girmeyin. Onlar sakıncalı konular. Bir de sakın ve sakın şehit haberleri, terör gibi konular gündemdeyken iletişim yapmayın. Neden mi? Çünkü çok fazla tepki alırsınız da ondan. Geçtiğimiz sene bu hataya çok bilinen bazı markalar düştü ve ders aldılar. Benden size tavsiye.

6- İçeriklerinizde fotoğraflar kullanın, video’lar pek tutmuyor. Çünkü izlenirlik az. Hele ki milyarlar yatırıp TV için hazırlattığınız reklamların sosyal medyada çok izleneceğini hatta viral etki yaratacağını çok istisna bir özelliği yoksa aklınızdan bile geçirmeyin. Ay sonunda içerik ‘beğen’i, yorum ve paylaşım sayıları önem kazanacağı için içeriklerinizi etkileşim alabilecek şekilde girmelisiniz. Yani, sorular sorabilirsiniz. Boşluk doldurmalı içerikler girebilirsiniz ya da ‘beğen’ tuşuna yönlendirebilirsiniz. Örneğin: Şu yaz günü bir an için gözlerini kapatıp kendisini deniz kenarında hayal edenler hemen ‘beğen’sin. Böyle bir içeriği kim beğenmez? :)

Bu içeriği ve sayfadaki diğer inceleyin. Bu içerikte insanlar düşünme ve cevap verme dürtüleri ateşleniyor. Karşılığında da yüksek etkileşimler alınıyor. Dahası, kullanıcılar daha sonra tekrar gelip acaba cevabı açıklandı mı diye tekrar bakıyorlar. Tabii işin kilit noktası: Cevabı kişiden kişiye değişebilecek sorular sorduğunuzda çoğu zaman yüksek etkileşim (‘beğen’i, yorum ve paylaşım) kazanırsınız.

7- İster sektörden rakibiniz ister sizinle ilgisiz ama ünlü biri. Siyasete ve dine karışmadıkça bu iki konuda toplumca sevilen kişilern vefatları durumunda sayfanızdan bu kişinin görseliyle başsağlığı mesajı yayınlayabilirsiniz. Örneğin, hem Ülker’i hem Eti’yi sosyal medyada yönetmiş biri olarak diyebilirim ki, Sabri Ülker vefat ettiğinde Eti, Facebook sayfasında bir başsağlığı mesajı yayınlayasaydı çok şık bir hareket olurdu. Gazetede yayınlamış olabilir ama artık kim oralara bakıyor ki.

Sözün özü böyle. Tecrübelerimi aklıma geldiği oranda bu yazıya aktarmaya çalıştım. Bu işe yeni atılacaklara faydalı olması dileğiyle!

Dijital marka yönetimi, pazarlama ve reklamcılık sektörü üzerine yazılar yazmayı seven Eren Caner, Doğan TV'de dijital iletişim yöneticisi olarak görev alıyor. CNN TÜRK'te yazıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.