tag:blogger.com,1999:blog-1098873208856211472014-01-03T18:04:25.103+02:00Eren CanerSosyal Medyaya, Dijital Pazarlamaya Dair FikirlerEren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]Blogger133125tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-80095623225740469882013-12-31T14:19:00.001+02:002013-12-31T14:19:44.582+02:00Al Götür Rüzgarlara Savur, Hadi Durma! <div style="text-align: justify;">2013 yılında çok fazla kişiyi, sanatçıyı sonsuzluğa uğurladık biz. Bu sayı o kadar fazla ki çoğu haber sitesine konu bile oldu. Bakınız <a href="http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/66783/2368/1/2013-yilinda-kaybettiklerimiz" rel="nofollow" target="_blank">1</a> - <a href="http://www.sabah.com.tr/fotohaber/yasam/ocak-2013te-kaybettiklerimiz" rel="nofollow" target="_blank">2</a> - <a href="http://galeri.sozcu.com.tr/2013/foto/genel/2013te-kaybettiklerimiz-2.html" rel="nofollow" target="_blank">3</a>&nbsp; Usta gazeteci M.Ali Birand mı dersiniz, dünyaca ünlü ressam Burhan Doğançay mı dersiniz bir yaprak dökümüydü sanat camiası için 2013.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-soUFhmr1fvg/UsKxYnhQzkI/AAAAAAAAK_M/VIq_EHK1FA4/s1600/00.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="201" src="http://4.bp.blogspot.com/-soUFhmr1fvg/UsKxYnhQzkI/AAAAAAAAK_M/VIq_EHK1FA4/s320/00.jpg" width="320" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><a name='more'></a><span style="text-align: justify;">Ferdi Özbeğen dahil niceleri aramızdan uçup gitti 2013'te...</span><br /><span style="text-align: justify;"><br /></span><div style="text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/_2rTC-6Ca9Y/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/_2rTC-6Ca9Y&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/_2rTC-6Ca9Y&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><div style="text-align: justify;"></div><div style="text-align: justify;">Bir de 2007'yi hatırlarım böyle. İsmail Cem, Hrant Dink, Erdal İnönü ve Barış Akarsu. 2007 de bizim için bir yaprak dökümüydü. Bu sebepten 2007 ve 2013 hep ayrı kalacaktır benim için. &nbsp;Gencecik olup mesleğinin zirvesindeyken talihsiz bir kazaya kurban giden Barış Akarsu'ya ise ayrı üzülmüşümdür hep. Dünya görüşümün benzediğindendir belki.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Ardından bir albüm yapıldı tadından yenmeyen.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><a href="https://www.ttnetmuzik.com.tr/album/Ayrilik_Zamansiz_Gelir/20870" rel="nofollow" target="_blank">https://www.ttnetmuzik.com.tr/album/Ayrilik_Zamansiz_Gelir/20870&nbsp;</a></div><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/vmVpozfqls0/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/vmVpozfqls0&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/vmVpozfqls0&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><br /><div style="text-align: start;"><span style="text-align: center;">Bir de belgeseli hazırlandı...</span></div><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/evhaUoDcYbo/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/evhaUoDcYbo&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/evhaUoDcYbo&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Reflex'in 90'larda söylediği ''Sen Hep Benimsin'' adlı şarkıyı Barış Akarsu da söylemiş fakat henüz yayınlanmamıştı. O dönem Ercüneyt Özdemir, Reflex ile telif hakkı sorununu çözemediğini söyleyerek ''Ayrılık Zamansız Gelir'' albümüne bu şarkıyı ekletememiş ve tam 1 sene sonra Youtube aracılığıyla bu şarkıyı paylaşarak sevenlerini şaşırtmıştı.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/7JORWiXl8WI/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/7JORWiXl8WI&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/7JORWiXl8WI&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><div style="text-align: center;"><br /></div><br /><div class="" style="clear: both; text-align: justify;">Hayko Cepkin gibi Türk piyasasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Brutal_vokal" rel="nofollow" target="_blank">brutal vokal</a>&nbsp;yapabilen birkaç kişiden biri olan Barış Akarsu'nun ilk çıkış albümü <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Islak_Islak" target="_blank">Islak Islak</a>'ın albüm yönetmenliğini ve aranjörlüğünü <a href="https://www.google.com.tr/search?num=100&amp;site=webhp&amp;source=hp&amp;q=serdar+%C3%B6ztop&amp;oq=serdar+%C3%B6ztop&amp;gs_l=hp.3..0l10.883.2347.0.2535.12.11.0.1.1.1.169.979.6j5.11.0....0...1c.1.32.hp..3.9.532.PnZkj28dNv4" target="_blank">Serdar Öztop</a>'un yapması da hem Serdar Öztop gibi oldukça sağlam bir ismin bu çocuğa ne kadar güvendiğinin hem de albümün kalitesinin teminatı gibiydi.&nbsp;</div><div class="" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="" style="clear: both; text-align: justify;">Barış Akarsu içinse Ezginin Günlüğü çok önemliydi. Yaşasaydı &nbsp;2014'te 10. yılını kutlayacak olan Barış Akarsu, Ezginin Günlüğü'nün 25. sanat yılı için yapılan ''<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87eyrek_(alb%C3%BCm)" rel="nofollow" target="_blank">Çeyrek</a>'' albümünde söylediği ''Leyla'' onun son stüdyoya girişi olacaktı...&nbsp;</div><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/_5VFVvLedwU/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/_5VFVvLedwU&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/_5VFVvLedwU&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-58313060543170869852013-12-16T15:15:00.001+02:002013-12-16T15:37:31.388+02:002014 Trend Tahminleri<div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-R5nb-kj7q64/UqvCF5vA9BI/AAAAAAAAKtM/55UbX-f29KM/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+04.26.15.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="185" src="http://1.bp.blogspot.com/-R5nb-kj7q64/UqvCF5vA9BI/AAAAAAAAKtM/55UbX-f29KM/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+04.26.15.png" width="200" /></a></div>1 yılı daha devirirken inanıyorum ki hepimiz pazarlamacılar olarak iyi işler yapmaya çalıştık. Geçtiğimiz yıllarda benimsediğimiz veya anlattığımız bazı şeylerin artık eskide kaldığını gördük. Mesela önceden Türkiye'de en büyük markalara dahil <a href="http://erencaner.com.tr/2012/05/markalar-neden-sosyal-medyada.html" rel="nofollow" target="_blank">''Markalar neden sosyal medyada?''</a>&nbsp;diye tek tek anlatmaya çalışırdık. Gezi Parkı olayları, sosyal medyaya henüz inmemiş markalarda sosyal medya ilgisi uyandırdı. Artık sosyal medyadanın markalar açısından önemi yeni markalarda konuşulur oldu. Dijital marka yönetiminde işe pazarlamacı şapkası edinmeye çalışmakla başlamak; bunun için de geleneksel - dijital pazarlama eğitimleri almak, okumak, yazmak, çizmek 2014'te de önemli olacak diyerek tahminlerimi sıralayayım:</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>1- Duygu odaklı ürünler önem kazanacak:</b></div><div style="text-align: justify;">Trendwatching'de <a href="http://www.trendwatching.com/trends/7trends2014/#guilt-free-status" rel="nofollow" target="_blank">yayınlanan</a> trend raporunda da görüleceği üzere duygular 2014'te kimi yenilikçi ürünlerde kendini daha fazla gösterecek. Bu cihazlar, beyin dalgalarından kullanıcının o anki modunu algılayıp veritabanından uygun müziği seçip dinletiyor. Dolayısıyla kişiselleşmiş müziğe yeni bir soluk gelebilir.<br /><a name='more'></a></div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-pAgST7A11Ps/UquwCGKgyKI/AAAAAAAAKsI/10fl1_3oksk/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.10.07.png" width="320" /></div></div><div style="text-align: justify;"><b>2- Elde, cepte taşınan ürünler yerini giyilebilir ürünlere bırakması gündeme gelecek:</b></div><div style="text-align: justify;">Masaüstü bilgisayarlar ve notebook'tan sonra şu aralar akıllı telefonları ve tabletleri tüketiyoruz. Fakat henüz en son haline gelmediler. Samsung CEO'su, bükülebilir ekranlı ürünlerini 2015 yılında piyasaya sürebileceğini <a href="http://www.engadget.com/2013/11/05/samsung-ceo-folding-screens-by-2015/" rel="nofollow" target="_blank">açıkladı.</a> Google Glass üretildi, Apple iWatch bekleniyor. Tabii bunların yaygınlaşması 2015'i, 2016'yı bulacaktır. Tüm bunlar eşliğinde 2014'te giyilebilir, bükülebilir, katlanabilir ürünleri daha yoğun konuşacağız.<br /><br /></div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="163" src="http://3.bp.blogspot.com/-2myIxZ_JDhw/UquwqIpEUwI/AAAAAAAAKsQ/UtT3FR0kjjQ/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.12.40.png" width="640" /></div></div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>3- 2014 yerel seçimlerinde Twitter, siyasilerin seçim çalışmalarını lanse edeceği en yoğun dijital platformlardan biri olacak:&nbsp;</b><br />2014 yerel seçimlerinde algı yönlendirme savaşın en yoğun olarak yapılacağı dijital platformlardan biri Twitter olacak.<br /><br /><br /><b>4</b>- <b>Bitcoin ile internetin para kullanım alışkanlıklarımızı değiştirmesi gündeme gelecek, Bitcoin madenciliği siteleri yatırım alarak artış gösterecek:</b><br />Bitcoin, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bitcoin" rel="nofollow" target="_blank">Wiki'ye göre</a>&nbsp;<span style="font-family: inherit;"><span style="background-color: white; line-height: 19px; text-align: start;">herhangi bir&nbsp;</span><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Merkez_bankas%C4%B1" style="background-color: white; background-image: none; color: #0b0080; line-height: 19px; text-align: start; text-decoration: none;" title="Merkez bankası">merkez bankası</a><span style="background-color: white; line-height: 19px; text-align: start;">, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan elektronik bir <span style="color: #0b0080;">para birimidir.</span></span></span><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://images-blogger-opensocial.googleusercontent.com/gadgets/proxy?url=http%3A%2F%2F2.bp.blogspot.com%2F--KRX-dcQ-WY%2FUqu3huyumTI%2FAAAAAAAAKsg%2F07yjqHG7II4%2Fs1600%2FScreen%2BShot%2B2013-12-14%2Bat%2B03.42.05.png&amp;container=blogger&amp;gadget=a&amp;rewriteMime=image%2F*" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="69" src="http://2.bp.blogspot.com/--KRX-dcQ-WY/Uqu3huyumTI/AAAAAAAAKsg/07yjqHG7II4/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.42.05.png" width="320" /></a></div><br />Birçok sektör tarihten bu yana değişim gösterdi ama maddesel para kullanımı Lidyalılardan beri hep aynı kaldı. İnternet ile birlikte soyut para kullanımına da başladık. Cebimizdeki bin tl, banka hesabımızdaki bin tl oldu ve internetten alışveriş vs. derken maddesel olarak bu bin tl'yi hiç görmeden harcamaya başladık.<br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-tLf2JX2ie6g/Uqu4INRDaxI/AAAAAAAAKso/lcw9ml0TGi4/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.44.28.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="192" src="http://3.bp.blogspot.com/-tLf2JX2ie6g/Uqu4INRDaxI/AAAAAAAAKso/lcw9ml0TGi4/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.44.28.png" width="320" /></a></div>Yeni bir ödeme sistemiyse internetin yeni para birimi de denilen Bitcoin. İnternette Bitcoin alıp satabiliyorsunuz veya Bitcoin madenciliğine soyunarak Bitcoin kazanabiliyorsunuz. Bitcoin, 3 senedir sektörde üzerine konuştuğumuz <i>''Facebook, MasterCard veya Visa ile anlaşacak, Facebook kredileri para birimi olacak.'</i>' hipotezi devre dışı kalırsa Facebook da internetin para birimini <i>-ki dolayısıyla para akışına ev sahipliği yapma şansını-</i> elinden kaçırır. &nbsp;İnternet = Facebook algısı azaldığı için Facebook, sosyal ağları da çevreleyen bir para birimi ile hem F-Ticaret'in yolunu açar hem de interneti domine etmeyi sürdürebilirdi. Bitcoin yaygınlaşırsa &nbsp;elbette dijital kampanyalarda da havuç olarak kullanılabilir. Bu duruma Milli Piyango'nun ne diyeceği merak edilir.<br /><br />Başta dediğim gibi Bitcoin madenciliği yatırımlarında şu an riskler olmakla birlikte fırsatlar söz konusu. Google Trends de aynısını söylüyor. &nbsp;2014'te internetin hemen her yerinde ''tıkla 200 Bitcoin kazan'' tadında reklamlara yoğun olarak maruz kalacağız gibi.<br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="255" src="http://2.bp.blogspot.com/-iiBa4RJcIWk/Uqu52oSAFLI/AAAAAAAAKs8/DSprVh4t6mQ/s1600/Screen+Shot+2013-12-14+at+03.52.03.png" width="320" /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>5- Pazarlamada içerik ve mobil, önemini koruyacak:</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Pazarlamada içerik 2014'te de önemli olacak. Mobil kelimesi gündemde kalmaya devam etse de mobil cihazların ekran büyüklükleri vb. düz mobil kampanyalar için yetersiz kalmaya devam edecek. Mobilde BiTaksi gibi offline ile entegre mobil işler başarıyı getirmeye devam edecek ayrıca &nbsp;giyilebilir, katlanabilir ürünlerin konuşulmaya başlanmasıyla mobil alışkanlıkları ve mobil işleri de bu pencereden incelemeye başlayacağız.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>6- Karşılaştırmalı reklamları, kampanyaları konuşmaya başlayacağız:</b>&nbsp;Türkiye'de bir markanın diğer markayı reklamında alenen karşılaştırabildiği reklamlar artık <a href="http://www.mediacatonline.com/karsilastirmali-reklamlar-artik-serbest/" rel="nofollow" target="_blank">serbest.</a>&nbsp; 2014'te markalar sosyal medyada, offline'da konuşulma (buzz) ihtiyacını karşılaştırmalı reklamlardan sağlamaya çalışacak. Sosyal medyada da karşılaştırmalı reklam içeren içerikler, kampanyalar karşımıza çıkacak.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b><br /></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>7- Veritabanı yönetimi ve veri madenciliği önem kazanacak:</b> İnternetteki verilerin %90'ının son 3 sene içinde üretildiğini düşündüğümüzde markaların da dijitaldeki varlıklarının gitgide arttığını söyleyebiliriz. Bu bağlamda 2014'te veritabanı yönetimi, veri madenciliği gibi kavramlar daha fazla önem kazanacak.&nbsp;</div></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-15104380090167137532013-11-27T13:20:00.001+02:002013-11-27T13:26:11.761+02:00Yeni Bir Deneyim Pazarlaması: Youtility<div class="" style="clear: both; text-align: right;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-uZRllLKMtzI/UpXUmBEZGeI/AAAAAAAAKfE/cwNoh9zxRrg/s1600/Screen+Shot+2013-11-27+at+1.16.22+PM.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="143" src="http://3.bp.blogspot.com/-uZRllLKMtzI/UpXUmBEZGeI/AAAAAAAAKfE/cwNoh9zxRrg/s200/Screen+Shot+2013-11-27+at+1.16.22+PM.png" width="200" /></a></div><div><div style="text-align: justify;">Dijital tüketim oldukça içeriğin ölmeyeceği sadece platform değiştireceği bugün net bilinen bir gerçek. İnternette gireriz, Facebook haber kaynağını tüketiriz, videolar izleriz, fotoğraflara bakarız ve beğenirsek başkaları da tüketsin diye paylaşırız. (hem de bu paylaşımı başkalarının da beğenmesi suretiyle gizli bir bireysel beğeniyi de arzu ederiz.)</div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">Hal böyleyken, içerik kralken Utility'den ilham alan&nbsp;<a href="http://www.imediaconnection.com/content/35509.asp" target="_blank">Youtility</a> diye bir kavram çıktı ortaya. Bu kavram aslında hayatımızın her geçen gün daha komplike hale gelmesi sorununa çözümü hedef alıyor. </div><a name='more'></a>Bu kavramı benimseyen markalar sadece bilgi vermemeli aynı zamanda faydalı da olmalı. Türkçe'ye yer yer Fayda Odaklı Pazarlama olarak geçiyor. Bu konuda Özgür Alaz'ın da güzel&nbsp;<a href="http://blog.promoqube.com/2013/07/utility-marketing-fayda-odakli-pazarlama-nedir/" target="_blank">bir yazısı</a> bulunuyor. Onun da dediği üzere Youtility, Utility Marketing veya Fayda Odaklı Pazarlama bakışı her geçen gün artan marka bağırması <i>(çoğunlukla bu TV reklamlarıyla gerçekleşiyor)</i> karşısında daha fazla bağırmadan, aksine zihinlerindeki soruya yanıt bulacak araçlar, kolaylıklar geliştirerek insanları bu yolla marka deneyimi yaşatmak, reklamı bu deneyimin içerisine gizlemekle ilgili. Evet aslında fayda odaklı pazarlama denilen bu kavram deneyim pazarlamasıyla çok benzeşiyor.<br /><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b><i>Fayda odaklı pazarlamayı deneyim pazarlamasının bir adım sonrası -daha faydalı olabilme amacı- olarak düşünebiliriz.</i></b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Deneyim pazarlamasına dair pazarlama gurusu Philip Kotler'in düşünceleri:&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><i>(''A'dan Z'ye Pazarlama'' adlı kitabından)</i></div><div style="text-align: justify;"><i><br /></i></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-5iWzuYpeeOM/UpXJS_qMPFI/AAAAAAAAKeg/f1whOIkVNmw/s1600/philipkotlerrere.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="360" src="http://1.bp.blogspot.com/-5iWzuYpeeOM/UpXJS_qMPFI/AAAAAAAAKeg/f1whOIkVNmw/s640/philipkotlerrere.jpg" width="640" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">Philip Kotler'ın da dediği gibi Niketown'da ayakkabıların daha iyi sayı yapmamıza bir faydası olup olmadığını görmek için canlı canlı basket sahasında deneyimlememiz deneyim pazarlamasına örnek olurken Nike'ın Basketbol, Golf veya Tenis kampları fayda odaklı pazarlamaya örnek olabilir.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://www.ussportscamps.com/basketball/" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;" target="_blank"><img border="0" height="331" src="http://4.bp.blogspot.com/-Hd2-286THV4/UfYlZ4xx6jI/AAAAAAAABJI/VR87qQxj_kk/s640/KR+Pictures+Day+5+001.JPG" width="640" /></a></div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /><br />Nike'ın bir iPhone uygulamasıyla kullanıcılarına tüm aktivitelerini bu uygulama üzerinden takip edebilmeleri yine fayda odaklı pazarlamaya bir örnek:</div></div><div style="-webkit-text-stroke-width: 0px; color: black; font-family: Times; font-size: medium; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: auto; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: auto; word-spacing: 0px;"><div style="text-align: justify;"><div style="margin: 0px;"><br /></div></div></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://nikeplus.nike.com/plus/products/gps_app/" target="_blank"><img border="0" height="288" src="http://2.bp.blogspot.com/-2iPyig9w-XA/UpXGmD4jH0I/AAAAAAAAKeM/BHmMFu0Tkf4/s640/Screen+Shot+2013-11-27+at+12.16.26+PM.png" width="640" /></a></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">Fayda odaklı pazarlamaya geleneksel medyadan da örnekler bulmak mümkün. Fly Pegasus'tan bir örnek:</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-GSPEj8se7p8/UpXNGgFALaI/AAAAAAAAKes/ngh0IACdzmg/s1600/BPcjxdcCAAAe6m-.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-GSPEj8se7p8/UpXNGgFALaI/AAAAAAAAKes/ngh0IACdzmg/s1600/BPcjxdcCAAAe6m-.jpg" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><i><b>Tüm satıcılar hizmet sunar, önemli olan müşterinizin hafızasından silinmeyecek bir deneyimde eşlik etmektir...</b></i></div></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-38778738388069256292013-11-25T14:15:00.000+02:002013-11-25T15:33:35.849+02:00Casino'lar Gerçekten Kazandırır mı?<div style="text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-Uathgpdcafk/UpM9BVX0fmI/AAAAAAAAKco/0kxBLjLY7PA/s1600/Screen+Shot+2013-11-25+at+2.04.54+PM.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="245" src="http://2.bp.blogspot.com/-Uathgpdcafk/UpM9BVX0fmI/AAAAAAAAKco/0kxBLjLY7PA/s320/Screen+Shot+2013-11-25+at+2.04.54+PM.png" width="320" /></a>Bu ay başında evlendim ve balayımızı Kıbrıs'ta güzel otelde geçirdik. Her ne kadar casino, kumar olayı bana uzak olsa da ve asla tercih etmeyecek olsam da ortamı görmek ve deneyimlemek için otel'in casino'suna indik.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">İçerde gezmek, dolaşmak bedava. Rulet masaları, kollu makineler, black jack'ler, orta yaş üstü makine başındaki teyzeler, etrafta içecek servisi yapan mini etekli kızlar vs vs...</div><div style="text-align: justify;"></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Neyse kasaya gidip oynamak istediğimizi söyleyince görevli adımı, soyadımı, TC. kimlik numaramı ve ne kadarlık para yatırmak istediğimi sordu. </div><a name='more'></a><div style="text-align: justify;">Bilgileri verdikten sonra bana üzerinde adımın ve soyadımın yazdığı bir kart verdi. Kredim bu karta yüklenmiş.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu noktadan sonra benim algılar açıldı. Yani bu kart üzerinden casino isterse, benim tüm casino davranışımı sürekli takip edebilecekti. Kaç para yatırdım, hangi makinede ne kadar kazandım veya kaybettim. Hangi gün hangi saatlerde geldim oynadım, genelde hangi oyunları tercih ediyorum. Kazanıyor muyum kaybediyor muyum vs vs.</div><div style="text-align: justify;"><br />Nitekim hangi makineye kartımı soksam, ekranda adımı soyadımı yazıyordu ve örneğin 50 krediniz var. Bir makinede 4 kredi kaybettiniz. Öbür makinede 46 krediden devam ediyor. Makinelere baktığınızda elbette içlerinde bir beyin, bir bilgisayar var. Buralar nihayetinde bir ticarethane olduğu için kendi sürekliliğini parasal anlamda devam ettirmesi gerekiyor ve bana kalırsa kazanan, kaybeden dengesini kontrol etmesi gerekiyor -ki bence böyle yapılıyor.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Pazarlama açısından yaklaşırsak bu davranış verileriyle kimlik bilgileri eşleştirilip veri tabanlı pazarlama yapılabilir. Belirli makinelere olan ilgiyi artırmak için bu makineleri daha fazla kullanan kişiler analiz edilip casino'lara davet edilebilir örneğin.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b><i>Makinede oynarken tam kredimiz bitecek, hoop 3 krediden 80 krediye fırlıyor. (Belki de makine benim yeni bir kullanıcı olduğumu anladı ve ona göre bir davranış modeli geliştirdi.)</i></b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu konuyla ilgili bir&nbsp;<a href="http://www.principlesofcasinomarketing.com/" target="_blank">kitap</a>&nbsp;bile yazılmış.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu arada KKTC vatandaşlarına casino'ya girmek yasak. Girişte yazıyor. Bunun nedenini bir taksiciye sorduğumda ''kendi vatandaşını korumak adına alınmış bir karar'' dedi.</div><div style="text-align: center;"><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="//www.youtube.com/embed/D27572Uij5s" width="480"></iframe><i><br /></i></div><div style="text-align: center;"><br /></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: justify;"><i><b>Discovery Channel'da yayınlanan bu görüntüye göre ;</b></i></div></div><div style="text-align: justify;"><i>Belirli bir süre içinde belirli bir miktar parayı rastgele vermek için önceden programlanıyor ama tabii makine kazandığından daha az para veriyor. Kumar makineleri, kumarhanelerin karının 3/2'sinden fazlasını oluşturuyor ve onlar bu konuda kumar oynamak istemiyor.</i></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-68270229467991431882013-11-13T15:59:00.000+02:002013-11-13T16:52:29.277+02:00Facebook, Sayfalar İçin 5'li Star-Reyting Sistemini Test Etmeye Başladı<div style="text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-_ij85OrnpdM/UoOR-PUdbLI/AAAAAAAAKTY/0Qsge0w8N7w/s1600/Screen+Shot+2013-11-13+at+4.51.02+PM.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-_ij85OrnpdM/UoOR-PUdbLI/AAAAAAAAKTY/0Qsge0w8N7w/s1600/Screen+Shot+2013-11-13+at+4.51.02+PM.png" /></a>Facebook, 2012'de mobil uygulamasında ''yakınımdaki yerler''de kullanıma sunduğu star-rating sistemini şimdi de Facebook sayfaları için test etmeye başladı. Bu yenilik, ilk etapta yerel işletmeler için yeni bir rekabet kanalı gibi görünse de büyük işletmelerin de oldukça dikkate alacağını, rakip ile kendi star-rating'ini karşılaştıracağını düşünüyorum.<br /><br />Ayrıca marka bilinirliğine de katkı sağlarken bir süre sonra Türkiye'de de aktif olacak olan <a href="http://erencaner.com.tr/2013/01/Facebook-Graph-Search-Neleri-Degistiriyor.html" target="_blank">Graph Search (Sosyal Ağ Araması)</a>&nbsp;için yerelde Foursquare ile tam anlamıyla popülerleşemeyen mekan keşfi konusunda da Facebook'un elini güçlendirebilir.<br /><br /></div><div style="text-align: justify;"></div><a name='more'></a><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-1wXgE8vw-v8/UoOCuG9-PPI/AAAAAAAAKS8/gF2WRsQJzBs/s1600/Screen+Shot+2013-11-13+at+3.46.08+PM.png" style="text-align: center;" /><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Facebook, kendi temeline oturmuş dijital marka iletişiminde bu tip hamlelerin arkasında yeniliklerle, yeni KPI'lar, yeni rekabet alanları açarak bu iletişimi önde tutmak istemesi yatıyor. İstatistik yoksunu Twitter'ın bu hamleye şu an için cevap vereceğini öngörmüyorum.</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-24402838164597013462013-10-02T15:56:00.002+03:002013-10-02T15:58:42.383+03:00Pazarlamada Hikayenin Önemi<div style="text-align: justify;"><a href="http://speckycdn.sdm.netdna-cdn.com/wp-content/uploads/2013/03/storytelling_01.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em; text-align: justify;"><img border="0" height="70" src="http://speckycdn.sdm.netdna-cdn.com/wp-content/uploads/2013/03/storytelling_01.jpg" width="200" /></a>25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali'nde&nbsp;<span style="font-family: inherit;"><span style="background-color: white; line-height: 21px;">Mori Inc. Kurucu ve CCO'su Morihiro Harano, dijital pazarlamada hikaye anlatımına (storytelling) vurgu yaptı.</span></span>&nbsp;Sony Make TV ve ToyToyota projeleriyle teknolojinin hikaye anlatımına yeni kulvarlar hazırladığından bahsetti.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="259" src="//www.youtube.com/embed/YkctbJWgitQ" width="460"></iframe></div><a name='more'></a><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="259" src="//www.youtube.com/embed/dEAgynm3Ng8" width="460"></iframe></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Bu projeler aslında 2011'deki Heineken Star Player kurgusu gibi.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="259" src="//www.youtube.com/embed/kL9n7w4Bvgs" width="460"></iframe></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Bu projelerin ortak yanı nedir?</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>Kullanıcıyı salt bir izleyen olmaktan çıkarır, sürece dahil eder, yeni bir süreç, hikaye yaratır. Böylece deneyimsel hikayenin kapılarını açar. </b>Tüketiciler hikayenin içinde de yer alabilir, hikayeyle sadece bağ kurarak onu anlata da bilir.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Ajanslar "şöyle bir uygulama yapalım, kullanıcı uygulamaya katılsın, arkadaşlarıyla paylaşsın." düşüncesinden sıyrılıp markanın satabileceği bir hikayesi yoksa hikayesini yaratıp başarıya giden kalıcı adımlardan birini atabilir. Maalesef <b>Türkiye'deki bazı yerel markaların hikayelerini bırakın stratejisi bile yok. Slogansa stratejinin müşteriye yansıyan yüzüdür ama stratejiye dayanmayan havada kalan slogan tüketicilerine kuru vaad satmaya çalışır. Strateji, slogan, hikaye üçlüsü pazarlamada ayakları en yere basan, en sağlam hazırlanmış çalışmalar olmalı. Hikayeler markaya göre kimi zaman nostalji üzerinden,</b><b>&nbsp;kimi zaman da ürünün, markanın toplumun değerlerine ve/veya kişilerin hayatlarına sağlayacağı katkılar, anlamlar üzerinden oluşturulur.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Hikaye neden önemli peki? Gerçek hayatta nasıl bir rol oynar?</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Değerli sanatçı Tuncel Kurtiz'in ölümünden sonra Yılmaz Özdil, <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24811470.asp" rel="nofollow" target="_blank">buradaki yazısında</a> insanların hikayeye verdiği önemi de açıklıyordu. Neden Tuncel Kurtiz Bölük Pörçük diye arattırınca 5 bin sonuç çıkıyor da Ramiz Dayı sözleri diye arattırınca 50 bin sonuç çıkıyor? <b><i>Çünkü <a href="http://www.zaman.com.tr/gundem_ezelin-ramiz-dayisindan-unutulmaz-sozler_962203.html" target="_blank">Ramiz Dayı sözlerinde</a>&nbsp;amacı şov olan bir hikaye var, Ramiz Dayı'nın hikayesi var. İzleyici o hikayeyle bağ kuruyor, kendini buluyor, ailesinden biri gibi görüyor.&nbsp;</i></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="134" src="http://1.bp.blogspot.com/-TZ6Y7ONaAmI/UkvdVwDoTEI/AAAAAAAAHD8/yID5P5MhnAo/s320/hikayyeerer.jpg" width="320" /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Kadın programlarında da hikaye anlatımı çok kullanılır. &nbsp;Mağdur bir kadın çıkar izleyiciler onun herhangi bir konudan mağdur olduğunu tahmin etse bile hikayesini dinlediklerinde kendilerinden, geçmişlerinden veya çevrelerinden bir benzerlik buldur onunla bağ kurar ve söyledikleri akıllara kazınır.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Ya filmlerde, dizilerde? Türk dizilerinde eleştirdiğimiz en büyük sorunlardan biri nedir? Karakter yani hikaye azlığı. Çoğu dizide iki başrol üzerinden kısır bir hikaye dönüyor. Peki sordun mu hiç kendine Gülse Birsel neden başarılı? Dönün bakın Avrupa Yakası'na ya da o kadar geriye de gitmeyin bakın Yalan Dünya'ya. Karakterden (dolayısıyla hikaye anlatımından) bol bir şey yok ve ara sıra yeni karakterler ekleyerek diziyi canlı tutmasını biliyor. Ya&nbsp;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Er_Ryan'%C4%B1_Kurtarmak" rel="nofollow" target="_blank">Er Ryan'ı Kurtarmak</a> adlı film? Filmde birçok karakter, hikaye var, her biriyle bir bağ kuruyorsun ve öldüklerinde her birinde farklı bir acı hissediyorsun. Filmin bitiminde içinde bir iki değil birçok hikayenin acısı kalıyor. Peki ya türküler? Hikayesi olan türküler daha akılda kalıcı, daha anlatılası, dinlenilesi değil midir? Bknz: <a href="http://www.turkudostlari.net/hikaye.asp?turku=49" rel="nofollow" target="_blank">Ah bir ataş ver</a>. Ustanın Hikayesi de Başbakan'ın kendi hikayesini yaratma girişimi değil midir? Bunlar hikaye anlatımına güzel örnekler değil de nedir?</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Pazarlamada da iş böyledir. Markan için hatırlanabilecek, müşterilerini konuşturabilecek, doğal bir yayılım gösterebilecek bir hikayen olmalı, stratejinle uyum sağlayıp onu desteklemeli, markana bir değer sağlamalı, duygulara hitap etmeli.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Dijital pazarlama hikaye anlatımını (storytelling) yeni yeni kullanmaya başlasa da hikaye anlatımı insanlık tarihi kadar eski denebilir. <b>Sözün özü:</b> İnsanları ne etkiler? Duygular. Duyguları devreye sokan ne? Hikaye. Onu sevin, kullanın.</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-25850114942157800102013-09-25T11:30:00.004+03:002013-09-25T11:38:43.286+03:00Facebook Mobil Ödeme Sistemi Yenilikleri<div style="text-align: justify;"><a href="http://news.techgenie.com/files/Facebook-moblie-payments.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><span style="color: black;"><img border="0" height="189" src="http://news.techgenie.com/files/Facebook-moblie-payments.jpg" width="320" /></span></a>Dijital ajans dünyasında olanlar bilirler. Yaklaşık 2-3 sene önce başlayan ve hala gerçekleşmeyen bir söylenti vardır. Şu an için arkadaşınızın, sevgilinizin duvarına oyuncak ayı, pasta vs. göndermek gibi gereksiz işlerde kullanılan ve kredi kartı ile satın alınan Facebook kredileri, Facebook'un Visa/ MasterCard ile anlaşmasıyla Facebook'un bir para birimi haline gelecekti ve kullanıcılar f-ticaret (sosyal ticaret) deneyimi yaşayarak Facebook kredileriyle markaların f-ticaret uygulamalarından alışveriş yapabilecekti. Özellikle beklediğim alan ise, x markanın bir kampanyasında FB kredisi hediye edebilmesi ve kullanıcıların bu markadan kazandığı kredileri y markanın uygulamasında harcayabilmesi gibi bir gelişmeydi. Fakat son söylemler FB'nin Visa/ MasterCard ile anlaşamadığı yönünde oldu. <br /><br /><a name='more'></a>Şimdi bu alanda başka bir gelişme söz konusu. Facebook Paypal, Stripe, Braintree gibi şirketlerle iş ortaklığına giderek <a href="http://www.insidefacebook.com/2013/09/23/facebook-rolling-out-autofill-with-facebook-to-relieve-friction-in-e-commerce/" rel="nofollow" target="_blank">Autofill yani otomatik tamamlama özelliğini getiriyor</a> ve bilgisayarın giderek mobil cihazların yerini almaya başladığı bu dünyada mobil ödeme alanına göz kırpıyor. Autofill ile Facebook hesabında kredi kartı bilgileri kayıtlı kullanıcılar bu özelliği kullanan şirketlerden alışveriş yaparken Autofill tuşuna basarak ödeme bilgilerini Facebook'tan çekebilecek kredi kartı bilgilerini girmesine gerek kalmayacak.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="247" src="http://www.insidefacebook.com/wp-content/uploads/2013/09/mosaic-autofill.png" width="320" /></div></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://www.insidefacebook.com/wp-content/uploads/2013/08/shutterstock_134507504.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><span style="color: black;"></span></a></div><div style="text-align: justify;">Facebook'un bu gelişmeyle üstlendiği bu ara rol ile özellikle küçük ekranlı mobil cihazlarda nispeten zor olan mobil alışverişi kolaylaştıracak ve kendisini e-ticarete, f-ticarete kısmen dahil edecek. Ayrıca Facebook bu özellikle kullanıcıların satın alma davranışlarını tanıyabilir ve ileride online alışverişe güzel istatistikler sunarak bu alana yeni bir boyut kazandırabilir. Bunu yaparken şimdilik ortak olduğu Paypal gibi şirketlere rakip de olabilir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" height="189" src="http://www.insidefacebook.com/wp-content/uploads/2013/08/shutterstock_134507504.jpg" width="320" /></div>Fakat sık sık dile getirilen&nbsp;<i>"Facebook kişisel bilgilerinizi satıyor"</i> gibi söylentilerle Facebook'a karşı duyulan güvensizlik, bu ara servisin kullanımında çekince yaratabilir. Özellikle Türkiye'de e-ticaret'in başladığı yılları hatırlarsak, neredeyse kimse internetten birşey almak istemiyordu, ya gelmezse korkusu yaşıyordu. <i>"Facebook kredi kartı bilgilerimizi, neleri satın aldığımızı öğrenip 3. şirketlere satıyor"</i> gibi haberlerle benzer bir güvensizlik Facebook için de söz konusu olabilir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-29356621351008155392013-07-28T16:19:00.002+03:002013-07-28T16:21:10.831+03:00TV Reklamlarını Okuyabilmek<blockquote class="twitter-tweet"><div style="text-align: center;"><a href="http://postmediacalgaryherald.files.wordpress.com/2012/01/second-screen.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="191" src="http://postmediacalgaryherald.files.wordpress.com/2012/01/second-screen.jpg" width="200" /></a>Şirketlerin tv reklamlarını verdiği kanallar ve programlar direkt hedef kitlelerini tanımlıyor.</div><div style="text-align: center;">— Eren Caner (@ErenCaner) <a href="https://twitter.com/ErenCaner/statuses/302778022354882560">February 16, 2013</a></div></blockquote><br /><div style="text-align: justify;">Bir reklamcı olarak TV reklamlarını okuyabilmenin, çıkarımlar yapabilmenin önemine inanırım. Bu okumayla reklamveren şirket hakkında ipuçları yakalayabiliriz. Bu bağlamda Bingo'nun son reklamı üzerinden bir örnek TV reklamı okuması yapacağım.</div><a name='more'></a><br /><div style="text-align: justify;">Önce reklamı izleyelim.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><script async="" charset="utf-8" src="//platform.twitter.com/widgets.js"></script> <iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="//www.youtube.com/embed/CK52MBDKwbk" width="560"></iframe></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Biraz çıkarım yapmak gerekirse;</div><div style="text-align: justify;">Reklamda kırmızılı ve mavili iki kadın başrolde yer alıyor. Bana göre mavili kadın mevcut hedef kitlesini, kırmızılı kadın ise ulaşmak istediği hedef kitleyi tanımlıyor.</div><div style="text-align: justify;">Kırmızı kadın Bingo'nun üst segmentte esas hedeflediği AB grubunda yer alan, iş hayatı yoğun olan, kuaförünü pek ihmal etmeyen ama bir yandan evindeki temizliği de önemseyen bir kadın profili.</div><div style="text-align: justify;">Mavili kadın ise mevcut hedef kitlesini tanımlıyor olabilir. Ev hanımı olan, ev işlerinde titiz, vaktini genelde ev-arkadaş ortamında geçiren, daha düz giyinen, ev işleri yaparken kolaylık olsun diye saçları genelde toplu olan bir kadın profili.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;">Mavili kadın, kırmızılı kadına göre çok hafif daha kilolu. Bu da destekleyen başka bir nokta.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-jPLg5nkN-qo/UfUWUCeD8-I/AAAAAAAAG-4/gw7D3yeVef0/s1600/Screen+Shot+2013-07-28+at+4.01.30+PM.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="216" src="http://4.bp.blogspot.com/-jPLg5nkN-qo/UfUWUCeD8-I/AAAAAAAAG-4/gw7D3yeVef0/s320/Screen+Shot+2013-07-28+at+4.01.30+PM.png" width="320" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Siz de bu gibi okumalarla reklamlarla ulaşılmak isteneni, reklamın amacını daha detaylı inceleyebilirsiniz.&nbsp;</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-50554998464977481682013-07-16T12:49:00.001+03:002013-07-16T13:02:21.231+03:00Keşfetmek: Vizyoner Sunumlar<div class="" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-1vz1vGbYWD8/UeUUusqvitI/AAAAAAAAG8g/6jTqOQBqkVs/s1600/keynofawfAFte.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-1vz1vGbYWD8/UeUUusqvitI/AAAAAAAAG8g/6jTqOQBqkVs/s200/keynofawfAFte.png" width="150" /></a>Söz uçar, yazı kalır demişler. Ben de artık, <b><a href="http://slideshare.net/">slideshare.net</a></b> vb. sayfalarda incelediğim vizyoner sunumları &nbsp;Mediafire'da ve Pinterest'te saklamaya, birarada tutarak paylaşmaya &nbsp;karar verdim. Sen de favori sunumlarını yükleyerek, pinleyerek, paylaşarak bu gelişmeye katkıda bulunabilirsin. Sunumların konuları, dijital strateji, marka yönetimi, pazarlama sunumları, sosyal medya, yenilikçi dijital kampanyalar vb. başlıklar etrafında şekillenecek.</div><div style="text-align: justify;"><br /><a name='more'></a><br /><div style="text-align: center;"><b><br /></b></div><div style="text-align: center;"><b><br /></b></div><div style="text-align: center;"><b>Pinterest'teki&nbsp;</b>sunumlar için:</div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><a href="http://pinterest.com/erenocanero/favori-sunumlar/">http://pinterest.com/erenocanero/favori-sunumlar/</a></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><br /></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><b>Mediafire</b>'daki sunumlar için:</div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><a href="http://www.mediafire.com/folder/qd3a7iezqy1rv/Sunumlar" target="_blank">http://www.mediafire.com/folder/qd3a7iezqy1rv/Sunumlar</a></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><br /></div></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: center;"><b>Mediafire</b>'a sunum yüklemek için: <script type="text/javascript">var mf_dropbox_width=480;var mf_dropbox_id="1533713e42ed7b33c8c66a0cb107106b6e7dcbe08f8697fa6fdd8d0e215cc9c6";</script><script src="//www.mediafire.com/dropbox/dropbox.js" type="text/javascript"></script></div></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-72379149330296287002013-07-12T14:11:00.001+03:002013-07-12T14:24:31.136+03:00Senin Mutsuzluğun Bir Başkasının Tek Mutluluğu Olabilir Mi?<div style="text-align: justify;"><b>Ne diyor Filli Boya?</b></div><div style="text-align: justify;"><b>Hayattan rengi alın, geri neyi kalır ki? </b><i><span style="color: #444444;">(Kalır'ı isterseniz color şeklinde yazın fena kelime oyunu oluyor. Neyse konumuz bu değil şimdi.)</span></i></div><div style="text-align: justify;"></div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-xP9sNl5s3Mo/Ud_kAIzveHI/AAAAAAAAG74/mPccuwuF8wo/s1600/Happinessdasdasda.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="232" src="http://1.bp.blogspot.com/-xP9sNl5s3Mo/Ud_kAIzveHI/AAAAAAAAG74/mPccuwuF8wo/s320/Happinessdasdasda.jpg" width="320" /></a></div>Sahip olduğumuz tüm renklerimizdir bizi var eden, yaşamamıza umut eken. Fakat bazen de bu renkleri göremeyip&nbsp;<span style="text-align: justify;">kendimiz için gereğinden fazla acımasız oluruz, bir şeylere yakınır dururuz. Oysa o yakındığımız sorun, iş vb. her neyse başkasının tüm mutluluğu, hayattaki tek arzusu olabilir. Yani elimizdeki rengi kaybetmeden o rengin kıymetini anlayamayız.&nbsp;</span></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Kısacık, miniminnacık olan bu kısa filmi izlemeni isterim.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>Hayatta bazen -hatta çoğu zaman- zoom-in zoom-out yapabilmen ve elindeki tüm renk paletlerini kaybetmemen temennisiyle!</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><a name='more'></a><br /><div style="text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/6mC0QZQonDc/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/6mC0QZQonDc&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="640" height="360" src="http://youtube.googleapis.com/v/6mC0QZQonDc&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object><br /><br /><br />Bu da yazının anlam ve önemine gelsin.<br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/Zmuy6HHJYOY/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/Zmuy6HHJYOY&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="640" height="360" src="http://youtube.googleapis.com/v/Zmuy6HHJYOY&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><br /></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-71490468361211770072013-07-10T19:26:00.000+03:002013-07-10T19:26:30.884+03:00Her Teknolojik Yeniliğin Üzerine Atlamalı Mıyız?<div style="text-align: justify;">Teknolojiyi bilirsin. Şirketler, markalar teknolojiyi geliştirmek zorundadır rekabet gereğince. Gelişim bazen gıdım gıdım yapılır ve tüketiciye önemli gösterilir ama tüketici olarak biz hayatta her zaman akıllı olmak zorundayız. Bilenin bilmeyenin önüne geçtiği bir dünyada yaşıyoruz çünkü.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Örneğin dijital fotoğraf makinelerini ele alalım. Türkiye'de ilk gelişmeye başladığı yıllarda yani 2004 gibi 3.2 megapikselli <a href="http://www.steves-digicams.com/camera-reviews/canon/powershot-a400/canon-powershot-a400-review.html#b" rel="nofollow" target="_blank">Canon a400</a> fotoğraf makinesi almıştım ve çoğu zaman 2 megapikselde kullanıyordum. Neden? Çünkü crop dediğimiz, fotoğrafın içinden bir bölümü alıp özellikle o bölümü büyütüp kullanmayacaktım. Standart boy dediğimiz 10x15 fotoğraf baskısını bırakın 13x15 boy baskıda bile 2 megapiksel gayet işimi görüyordu. Ayrıca&nbsp;düşük megapikselli olması sebebiyle ISO'dan sebep hiç gren sorunu yaşamadım.<i>&nbsp;(bu konuya geri döneceğiz sonra)&nbsp;</i>Şimdikiler öyle mi hiç?</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://images02.olx.com.ph/ui/1/30/12/6452812_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="240" src="http://images02.olx.com.ph/ui/1/30/12/6452812_1.jpg" width="320" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><b>3.2 megapikselli Canon a400</b></div><a name='more'></a><br /><div style="text-align: justify;">Teknoloji gelişmek zorunda dedik ya. 3.2 megapikselli fotoğraf makinelerinden sonra 5, 7, 8, 9, 10, 12, 14, 16, 18 derken 20 megapikselli kompakt boyda küçük dijital fotoğraf makineleri piyasaya sürüldü. Fakaat DSLR fotoğraf makinelerinin üstün fotoğraf kalitesindeki en büyük etmen olan <b>sensör büyüklüğü bu küçük kompakt dijital fotoğraf makinelerinde büyüdü mü?</b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Ben size söyleyeyim: Hayır ve fotoğraf kalitesi kötüleşti, megapiksel çoğaldı ama detay azaldı. En baba kompakt dijital fotoğraf makinesi 2/3'' ve genellikle daha küçük olarak 2/5'' yani nohut tanesi boyutlarında sensörlere sahip. <i>(Tabloda deniz mavisi renkteki alan)</i> Neden büyümüyorlar? Çünkü üreticilere ciddi maliyet. Teknolojinin de gelişmesi <i>-en azından gelişmiş gibi gösterilmesi lazım?!?-</i> E- ne olacak şimdi?&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-wTxVA7hCBYk/UdvFl7XFc5I/AAAAAAAAG64/JiPqFN9L89k/s1600/sensor-size.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: justify;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-wTxVA7hCBYk/UdvFl7XFc5I/AAAAAAAAG64/JiPqFN9L89k/s1600/sensor-size.jpg" /></a><a href="http://2.bp.blogspot.com/-__aOcGrItBc/UdvFmD7atgI/AAAAAAAAG68/8aG3bMIlfxU/s1600/sensorsizechart2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: justify;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-__aOcGrItBc/UdvFmD7atgI/AAAAAAAAG68/8aG3bMIlfxU/s1600/sensorsizechart2.jpg" /></a></div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>Aynı sensöre daya megapikselleri, kullanıcılar daha büyük fotoğrafın daha iyi fotoğraf olduğunu zannetsin.</b></div><div style="text-align: justify;"><b>Buna dikkat: </b>Sensör büyümemişken üzerine daha fazla piksel işlemek cm<span style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; white-space: nowrap;">²'</span>ye düşen piksel yoğunluğunu artırdığı için ISO performansında düşüşe sebep olmaktan başka hiçbir işe - evet tekrar ediyorum hiç bir işe yaramazlar.</div><div style="text-align: justify;"><b>Örneğin</b> İlk kullandığım&nbsp;<a href="https://www.google.com.tr/search?q=pentax+k100d+super&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=yszbUePLI4GXtAacxIHABA&amp;ved=0CAkQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699" rel="nofollow" target="_blank">Pentax K100D Super</a> fotoğraf makinesi 6 megapikselliydi. Aynı sensöre sahip, Pentax dünyasında efsane olmuş K100D Super'in abisi <a href="https://www.google.com.tr/search?q=pentax+k100d+super&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=yszbUePLI4GXtAacxIHABA&amp;ved=0CAkQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699#tbm=isch&amp;sa=1&amp;q=pentax+k10d&amp;oq=pentax+k10d&amp;gs_l=img.3..0l3j0i24l7.193787.194197.0.194315.4.4.0.0.0.0.107.401.2j2.4.0...0.0.0..1c.1.17.img._34JysMjWv4&amp;bav=on.2,or.r_cp.r_qf.&amp;bvm=bv.48705608,d.Yms&amp;fp=4257fda21d1c9df8&amp;biw=1280&amp;bih=699" rel="nofollow" target="_blank">Pentax K10D</a> ise 8 megapikseliydi ve 2 megapiksel fazlalığından ötürü K10D'nin ISO performansı bariz şekilde K100D Super'den daha kötüydü. İkisinde de CCD sensör vardı. <i>(CMOS sensörler ISO performansında ve otomatik beyaz ayarında daha iyidir ama canlılık, keksinlik CCD sensör gibi değildir. Üreticiler bu sebeple artık CMOS sensörü tercih ediyorlar. Keskinlik, canlılık CCD gibi olmuyor ama ISO performansı en azından biraz daha iyi.)</i></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bırakın megapikseli, ıvırı zıvırı. Alın elinize fotoğraf çekin. <b>Makineden önce lensi düşünün ama ondan da önce alın elinize fotoğraf çekimleriyle ilgili bir kitap.</b> Onu okuyun. Hatta alın size bir kaç forum. Fotoğrafları inceleyin, yorumları okuyun, sorulan sorulara verin cevapları okuyun. Siz soru sorun. Kendinizi bu konuda çok geliştirirsiniz.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><a href="http://forum.netfotograf.com/">http://forum.netfotograf.com/</a></div><div style="text-align: justify;"><a href="http://forum.donanimhaber.com/forumid_324/tt.htm">http://forum.donanimhaber.com/forumid_324/tt.htm</a></div><div style="text-align: justify;"><a href="http://bit.ly/PentaxTurkeyCekimTeknikleri">http://bit.ly/PentaxTurkeyCekimTeknikleri</a></div><div style="text-align: justify;"><a href="http://forum.fotografturk.com/">http://forum.fotografturk.com/</a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Alın size bir örnek daha: Canon 650d 700d farkı.Fark sadece makinenin gramı ve kit lensteki iyileştirmeler.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><a href="http://forum.donanimhaber.com/m_75667902/tm.htm">http://forum.donanimhaber.com/m_75667902/tm.htm</a>&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><a href="http://snapsort.com/compare/Canon-EOS-650D-vs-Canon-EOS-700D">http://snapsort.com/compare/Canon-EOS-650D-vs-Canon-EOS-700D</a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu konuda güzel bir söz:</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-itcXi-3yiA8/UdvLV14GDMI/AAAAAAAAG7Q/ns-iGQh3dmU/s1600/sdsdsawq43211.jpg" /></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Yaa demek ki neymiş. Her teknolojik gelişmenin üzerine araştırmadan, sorgulamadan atlamamak gerekiyormuş. Unutmayın, üreticiler satmak zorunda, rekabet koşulları gereği ürünlerini geliştirmek zorunda. Kişisel hayatta da, profesyonel hayatta da kendimize hep sormamız gerekiyor: Bu yenilik gerçekten benim için gerekli mi? Bu yeniliği ne sıklıkta kullanacağım? Senede 3-4 defa kullanacaksam gerçekten bu yenilik için bu parayı ödemeye gerek var mı? Bu sadece fotoğraf makineleri için geçerli değil, o güzel bir örnek. Bilgisayar alırken, akıllı telefon alırken, <b>müşterinize hizmet sunarken yenilikçi görünmek ile attığın taş ürkütüğün kuşa, kurbağaya değmeli arasında dengeyi kurmak gerekiyor.</b></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-85503121446064338442013-07-09T01:56:00.000+03:002013-07-09T01:56:08.063+03:00Dijital Televizyonculukta İçeriğin Yükselişi Mümkün Mü?<div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;">Televizyon, sosyal medyanın çıkışına kadar insanların hep bir numaralı dijital dostu oldu. Kimisi en sevdiği filmleri TV karşısında izledi kimisi sadece evde ses olması için açtı. Siyah beyaz, renkli, LCD, LED, OLED vs. vs. TV sektörü donanımsal olarak gelişti…gelişti. <span class="apple-converted-space">&nbsp;</span><b>Peki içeriksel olarak TV sektöründe gelişen bir şeyler var mı?</b>&nbsp;&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-vhQ7_kf1D_M/UdVtvZzDALI/AAAAAAAAG6c/ssvlbzCRLQ0/s1600/tvcdcaa.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"><img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-vhQ7_kf1D_M/UdVtvZzDALI/AAAAAAAAG6c/ssvlbzCRLQ0/s200/tvcdcaa.jpg" width="186" /></a></div><a name='more'></a><br /><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;"></div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;">TV’nin gitgide dijitalleştiği bu dönemde bu cihazlar hala tek başına sosyal medyadan içerik sunamıyor. TV’ler sosyal medyayı besliyor, sosyal medyada içerik oluşturuyor ancak sosyal medya TV’yi beslemiyor. Burada her televizyon programı için resmi bir hashtag standardı getirerek yeni model TV’lerde hangi program açıksa tek tuşla otomatik olarak belirlenmiş hashtag üzerinden tweet’ler ekrana &nbsp; gelir. Bu, sosyal medya kullanmayı tercih etmeyen özellikle orta- üst yaş grubunu sosyal medya kullanmaya teşvik edebilir veya en azından bilgi akışına dahil edebilir.</div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;"><br /></div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;">Sosyal medyanın da TV’yi geri besleyebileceği ortam yaratılabilir. Çünkü şu anki haliyle TV sosyal medyayı besliyor ancak sosyal medya TV'yi beslemiyor. &nbsp;Geçmişte&nbsp;<a href="https://www.google.com.tr/search?q=teletext&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=nGDVUffpL4iUtQaLo4DICg&amp;ved=0CAkQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699">teletext</a>,&nbsp;TV'yi besleyen bir öğeydi fakat devamı gelmedi.&nbsp;</div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;"><br /></div><div style="margin: 0in 0in 0.0001pt; text-align: justify;">İşin önemli kısmı aslında her televizyon programı için hashtag standartı getirmek. Bu standartı getirdiğinizde, her platformda uygulayabilirsiniz. Çünkü insanları TV üzerinden her programın hashtag'i olduğunu düşündürtür ve bilgi akışı için bir kanal açmış olursunuz. Bugün böyle bir yazılım olur, yarın <a href="http://www.sosyotv.com/" rel="nofollow" target="_blank">sosyotv</a> olur.</div><br /><div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><br /></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-88136674938919955332013-07-01T14:16:00.000+03:002013-07-01T14:47:03.458+03:00Facebook'a Sohbet Odaları Geliyor. Peki Neden?<div style="text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-LPsDRJ7TduI/UdFiZjSzsAI/AAAAAAAAG5s/0LT0yYBpxEk/s1600/010720131011287039383.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-LPsDRJ7TduI/UdFiZjSzsAI/AAAAAAAAG5s/0LT0yYBpxEk/s320/010720131011287039383.jpg" width="320" /></a><b>slm,</b><br /><b>nbr,</b><br />ii,<br />u?<br /><b>ii</b><br /><b>asl pls</b><br /><br /><br />80'lerde doğanlar 90'lardaki ve 2000'lerdeki <a href="https://www.google.com.tr/search?q=mirc32&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=x2LRUYD1KcnZOtKIgegG&amp;ved=0CAkQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699" rel="nofollow" target="_blank">Mirc</a>, <a href="https://www.google.com.tr/search?q=mirc32&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=x2LRUYD1KcnZOtKIgegG&amp;ved=0CAkQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699#tbm=isch&amp;sa=1&amp;q=icq&amp;oq=icq&amp;gs_l=img.3..0l4j0i24l6.254390.254754.0.254912.3.3.0.0.0.0.107.306.1j2.3.0...0.0.0..1c.1.17.img.0HC2g8arMH0&amp;bav=on.2,or.r_cp.r_qf.&amp;bvm=bv.48572450,d.ZWU&amp;fp=a9483ad4fdb9727d&amp;biw=1280&amp;bih=699" rel="nofollow" target="_blank">icq</a> furyasını çok iyi bilir ve yukarıdaki diyaloglara pek yabancı olmazlar :) Ben dahil çevremde birçok kişi o dönem ortaokulda, lisede harçlıklarımızı toplar internet cafe'lere chat yapmaya giderdik. Mirc'ta kanal kurar, kanala adam toplamaya çalışır, arkadaşlarımıza yöneticilik verir bir yandan da başka kanallara saldırırdık.Ah çocukluk yılları işte :)<br /><a name='more'></a></div><div style="text-align: justify;"></div><div style="text-align: justify;">Şimdiyse Mirc'in, ICQ'nun yerini çoktan alan Facebook, bu sohbet mantığını kendi bünyesinde tekrar canlandırmaya hazırlanıyor.<br /><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><img border="0" src="http://tctechcrunch2011.files.wordpress.com/2013/06/host-chat-mock-up-right.png?w=640&amp;h=144" /></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Facebook, fotoğraf ve video eklemeli sohbet odaları özelliğiyle web'in tüm elementlerini kendinde toplamaya devam ediyor. Yakın gelecekte internet=Facebook gibi bir algı oluşmaya başlayacak. Bazı haberlerde bu hamleyle Facebook, iMessage'a, WhatsApp'a rakip olacak gibi gösterilse de bence durum böyle değil. Bu servisler birebir mesajlaşma hizmeti sağlar ve gelişimi kısıtlıdır. Ancak sohbet odaları, belli bir konu için &nbsp;veya eğlence amaçlı biraraya gelen insanları kapsar. İletişim daha yoğundur. Ancak 90'lara tekrar dönerek&nbsp;<b>Mirc'ta sohbetin nasıl ilerlediğini hatırlayalım. Önce bir kanala girilir ve herhangi biriyle özel mesajlaşma başlatılır. Bu alışkanlık da aynı şekilde Facebook'a taşınırsa Facebook'ta arkadaşlarla olan etkileşim azalabilir. Fakat burada da Facebook insanları tanımadığı insanlarla sohbet ettirmek yerine arkadaşlarının arkadaşlarıyla sohbet ettirme gibi bir alışkanlığa yönlendirebilir.</b><br /><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>Facebook, neden böyle bir gelişmeye ihtiyaç duyduğunu düşündüğümüzde;</b></div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>- Kullanıcıların, Facebook'ta daha çok zaman geçirmesini sağlamak.</b> Böylelikle Facebook, tek gelir modeli olan reklamları ve sponsorlu hikayeleri düşünerek &nbsp;tüm kullanıcıları sitede daha çok tutacak.<br /><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>- Reklamlar için yeni hedeflemeler kazandırmak.</b> Örneğin, şu an sen bir bebek arabası üreticisisin ve Facebook reklamlarında anne-bebek, yenidoğan bebekler vb. sayfaları hedefliyorsun. Facebook sohbet odalarına da reklamlar ile hedefleme yapılabilme ihtimalini düşünürsek, anlık iletişimin olduğu "<i>yeni doğan bebekleri olanlar"</i>,<i>&nbsp;"0-3 yaş bebeklerle ilgili herşey"</i> vb. gibi sohbet odalarına da reklamlarını gösterebileceksin. Kullanıcılar sohbet odalarında Facebook sayfalarına göre daha çok zaman geçirebilir. Bu da reklam anlamında daha dolu bir kitleyi getirir.<br /><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>- İnternet=Facebook algısı yaratmak: </b>Facebook, sosyal ağlarda insanlara bir kimlik oluşturduktan sonra onların web'de en çok kullandığı özellikleri diğerleri gibi&nbsp;<a href="http://erencaner.com.tr/2012/11/basarili-ve-basarisiz-dijital-girisimlerin-en-temel-farklari.html" target="_blank">şirketleri değil bireyleri müşteri alarak</a> sundu. Yani benim hedef kitlem bireylerdir onlarda sadakat oluşturursam benim gelir sağlayacağım kısım olan markalar reklam için zaten gelirler anlayışından hareket etti. Diğer örnek: Yemeksepeti. <b>Bu anlayış da Myspace gibi her yerinden reklam fışkıran bir tasarım yerine temiz, düzenli, reklamların son kullanıcıyı düşündüğü bir deneyimi getirdi.&nbsp;</b><br /><br /><div style="text-align: justify;">Facebook ilk olarak -<i>Türkiye'de <a href="http://market.mynet.com/market/arkadasim/secim2.asp" rel="nofollow" target="_blank">Mynet Okul Arkadaşım</a>'ın da bir ara denediği</i>- eski arkadaşları bulma, yeni insanlarla tanışma fonksiyonunu üstlendi ve sonra da markalarla iletişimin kurulduğu doğru düzgün ölçülebilir ilk mecra oldu. Şimdiyse sohbet odaları özelliğini getirerek bir bakıma web'in geçmişte başarılı olmuş girişimlerini kendinde toplamaya devam ediyor. Bu yaklaşıma göre <b>ileride forum özelliğini getirmesi de içten bile değil.</b> Bir düşünsenize Donanımhaber'in günlük hitini ekstra olarak kendisine kazandırdığını. Reklam pastasından ne de güzel bir pay :)</div></div><blockquote class="twitter-tweet"><div style="text-align: center;">— Eren Caner (@ErenCaner) <a href="https://twitter.com/ErenCaner/statuses/351617148503863297">July 1, 2013</a>&nbsp;</div></blockquote><blockquote class="twitter-tweet"><div style="text-align: center;">— Eren Caner (@ErenCaner) <a href="https://twitter.com/ErenCaner/statuses/351616670244159488">July 1, 2013</a></div></blockquote><script async="" charset="utf-8" src="//platform.twitter.com/widgets.js"></script>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-71077177614602383202013-06-19T12:37:00.000+03:002013-06-19T13:25:10.598+03:00Bir Garip Çok Garip E-Ticaret Girişimi<div class="separator" style="clear: both; text-align: start;">Her türlü girişimden önce sormak lazım "ben bir müşteri olarak bu alışverişi, işi yapmak ister miyim?" diye.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: start;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: start;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-EGl-_0zmf04/UcF6zKAFp9I/AAAAAAAAG3s/uBMadSxrdsA/s1600/gisrisim.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-EGl-_0zmf04/UcF6zKAFp9I/AAAAAAAAG3s/uBMadSxrdsA/s1600/gisrisim.jpg" /></a></div><div><br /></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-3240921574150779262013-06-14T14:03:00.001+03:002013-06-14T23:17:36.298+03:00Sosyal Medya ile Geleneksel Medyanın Geleceğiyle İlgili Öngörülerim<div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-Enm3VSmvusg/Ubr5T-6vJrI/AAAAAAAAG3M/4fN50dsUxR4/s1600/media-traditional.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="211" src="http://1.bp.blogspot.com/-Enm3VSmvusg/Ubr5T-6vJrI/AAAAAAAAG3M/4fN50dsUxR4/s320/media-traditional.jpg" width="320" /></a></div>Taksim Gezi Parkı'nda başlayıp Türkiye'nin değişik illerine yayılan direniş eylemlerini artık duymayan kalmamıştır. Bu eylemlerde en çok sivil genç kitle yer alıyor ve Türkiye ilk defa böyle uzun bir eylem modeli görüyor. Eylemin süresi uzadıkça insanların haber alma davranışları da değişiyor.<br /><br />Türkiye'de özellikle genç kitle, bu eylemlerle birlikte ana akım geleneksel medyanın (ulusal gazeteler, tv'ler) ne kadar özgür haber yapabildiğini gördükten sonra biraz daha hayal kırıklığına uğrayarak ana haber kaynağı olarak sosyal medyayı görmeye başladı. Çünkü zihinlerde TV, gazete haberleriyle sosyal medyada paylaşılanlar karşılaştırılıp ciddi farklar olduğu görüldü. Bu farkı görenler aşağıdaki gibi tweet'lerle "-e o zaman ya daha önceki sorunlarda böyle yansıtıldıysa?" tadında tweet'ler attılar.<br /><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-X_UyfzOJVfs/UbrsHkr8zxI/AAAAAAAAG2Y/aL4YGrLHPLY/s1600/asads221a.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-X_UyfzOJVfs/UbrsHkr8zxI/AAAAAAAAG2Y/aL4YGrLHPLY/s1600/asads221a.jpg" /></a></div><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-eehp-03ANpo/UbrsZjEGTNI/AAAAAAAAG2c/UVnFh5sFznU/s1600/fafaf22.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-eehp-03ANpo/UbrsZjEGTNI/AAAAAAAAG2c/UVnFh5sFznU/s1600/fafaf22.jpg" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><a name='more'></a><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Türkiye'yi -genç -genç/ orta -orta/ yaşlı olarak yaş gruplarına ayırırsak ve sosyal medya kullanım alışkanlığının en çok genç ve genç/ orta'da olduğunu aşağıdaki grafikten <a href="http://www.socialbakers.com/facebook-statistics/turkey" rel="nofollow" target="_blank">görebiliriz.</a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://www.socialbakers.com/facebook-statistics/turkey" rel="nofollow" target="_blank"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-DYM9pOnWFgo/UbrxtINiuLI/AAAAAAAAG3A/pqK30hhbobg/s1600/faefaefz53.jpg" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>Bunların ışığında ana akım geleneksel medya ile ilgili öngörülerim:</b></div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">- Gezi Parkı eylemleriyle -genç, -genç/ orta kuşak ana haber kaynağı olarak sosyal medyayı görmeye başladı. Çünkü geleneksel medya güvenini genç kuşaklarda yitirmeye başladı. Orta/yaşlı kesimin çoğu geleneksel medyaya olan güvenini koruyor olabilir.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">- 10-15 sene sonra, ana haber kaynağı olarak sosyal medyayı görmeye başlayan şimdinin gençleri orta/ yaşlı grubunda yer alacak ve arkadan gelen neslin de sosyal medyayı etkin kullanarak büyüyeceğini düşündüğümüzde <b>nüfusumuz, genç yaşlı herkesin sosyal medyayı aktif olarak kullandığı, haberlere oradan eriştiği bir kitle olacak.</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">- Sadece Türkiye'de değil; dünyanın birçok yerinde medyanın 4. kuvvet olarak iktidarın yanında olduğunu düşünürsek <b>giderek daha geniş bir kitle sosyal medyadaki haberler ile geleneksel medyadaki haberleri karşılaştıracak ve geleneksel medyaya eskisi kadar güvenmeyecek veya kişiyi tatmin etmeyecek. </b>İşte tam bu noktada<b> medya küçülüp bir anlamda kendini kişisel blog düzeyine indirgeyerek kendi kendisinin ipini çekmiş olacak. Bu, medyanın bağımsızlığını alenen elde edemediği ülkelerde böyle olacak.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-KmD4iGUJWGM/Ubhn5wsyz4I/AAAAAAAAG1w/oYiNkBDUf_0/s1600/afaefaef45343.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-KmD4iGUJWGM/Ubhn5wsyz4I/AAAAAAAAG1w/oYiNkBDUf_0/s1600/afaefaef45343.jpg" /></a></div><div class="" style="clear: both; text-align: justify;">- Facebook ve Twitter yapıları itibariyle farklı işlevlere sahiptiler.&nbsp;<b>Facebook kapalı yapısı ve Twitter'a göre nispeten daha orta/ yaşlı kesime erişebilme potansiyeli sebebiyle</b>&nbsp;<i>(çevremizde internetten uzak insanların da birbirleriyle haberleşmek, fotoğraf incelemek vb. için Facebook kullandıklarını az çok tahmin ederiz.)</i>&nbsp;<b>uzak insanları bilgilendirme işlevi gördü. Twitter ise trend topic'lerle toplanma, biraraya gelme, dünyaya duyurma işlevi gördü.&nbsp;<a href="http://www.webrazzi.com/2013/06/13/facebook-hashtag-basliyor/" rel="nofollow" target="_blank">Facebook'a hashtag özelliğinin gelmesiyle</a>&nbsp;Facebook da toplanma, biraraya gelme, duyurma işlevi kazanabilir. Ki bu noktada Facebook Events (etkinlikler)in çok kullanıldığını sanmıyorum.</b></div><div style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-KmD4iGUJWGM/Ubhn5wsyz4I/AAAAAAAAG1w/oYiNkBDUf_0/s1600/afaefaef45343.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"></a><br /><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">- Sosyal medyanın dezavantajı olan bilgi kirliliğinin de önüne geçilmesi için çözümler gerekecek. Sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla tarafsızlığına itibar edilebilecek gruplar ortaya çıkacak.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-KukTGdObDNU/UbguLNr_17I/AAAAAAAAG0w/KMlaRdiGgjo/s1600/resim32342.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-KukTGdObDNU/UbguLNr_17I/AAAAAAAAG0w/KMlaRdiGgjo/s1600/resim32342.jpg" /></a></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-85782103792388022082013-05-31T11:05:00.002+03:002013-06-04T10:09:40.798+03:00Instagram'ın Sosyal Hali: Pixplit<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-arFzm3L32TQ/Ua2SkXggiSI/AAAAAAAAGd4/pmVJ0qk8Yw4/s1600/pixplitapp5001-500x300.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="120" src="http://1.bp.blogspot.com/-arFzm3L32TQ/Ua2SkXggiSI/AAAAAAAAGd4/pmVJ0qk8Yw4/s200/pixplitapp5001-500x300.jpg" width="200" /></a></div><span style="text-align: justify;">Bugünlerde App Store'da Instagram'ın sosyal hali mottosuyla indirilmeye başlanan bir uygulama var. Adı Pixplit. Bu uygulama, çeşitli frame'lerden birini seçerek arkadaşlarınızla beraber bir fotoğraf, sosyal bir kolaj oluşturmanızı sağlıyor.&nbsp;</span><br /><br /><div style="text-align: justify;"></div><div style="text-align: justify;"><a href="http://www.pixplit.com/">http://www.pixplit.com/</a><br /><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu uygulama kullanıcılar tarafından benimsenirse, aynı&nbsp;<a href="http://vine.co/" target="_blank">Vine</a>&nbsp;gibi markalar için kampanyla fırsatları oluşabilir. Hatta şimdiden insanın aklında yeni kampanya kurguları gelmiyor değil.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://img.youtube.com/vi/99xBULsgpdQ/0.jpg" height="266" width="320"><param name="movie" value="http://youtube.googleapis.com/v/99xBULsgpdQ&source=uds" /><param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><embed width="320" height="266" src="http://youtube.googleapis.com/v/99xBULsgpdQ&source=uds" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true"></embed></object></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><br /></div><a name='more'></a><span style="text-align: justify;">Örnekler:</span><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://pbs.twimg.com/media/BLhcawJCYAA7oAV.jpg:large" imageanchor="1" style="clear: left; display: inline !important; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: justify;"><img border="0" height="320" src="https://pbs.twimg.com/media/BLhcawJCYAA7oAV.jpg:large" width="213" /></a><a href="http://3.bp.blogspot.com/-rNuGGJUw5dc/UahZWD9Ie-I/AAAAAAAAGdo/vR_dW8nDfNE/s1600/foto%C4%9Fcdcazraf.PNG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-rNuGGJUw5dc/UahZWD9Ie-I/AAAAAAAAGdo/vR_dW8nDfNE/s320/foto%C4%9Fcdcazraf.PNG" width="213" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://allthingsd.com/files/2012/12/pixplit_7_split-332x480.png" imageanchor="1" style="display: inline !important; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="320" src="http://allthingsd.com/files/2012/12/pixplit_7_split-332x480.png" width="221" /></a></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-45129033203799069182013-05-20T13:05:00.001+03:002013-05-21T09:49:47.953+03:005G ve Mobil Teknolojilerin Dünü Bugünü ve Geleceği<div style="text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-4cT4-MturhY/UZntB0FKP4I/AAAAAAAAGbw/0k13AZd3YOs/s1600/5g-phone.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><img border="0" height="137" src="http://4.bp.blogspot.com/-4cT4-MturhY/UZntB0FKP4I/AAAAAAAAGbw/0k13AZd3YOs/s200/5g-phone.jpg" width="200" /></a>Güney Koreli firma Samsung, 5G testlerine<a href="http://www.bbc.co.uk/news/technology-22507512" rel="nofollow" target="_blank"> başladı.</a>&nbsp;4G teknolojisine göre birkaç yüz kat daha hızlı olan bu <a href="http://money.cnn.com/2012/03/08/technology/5G-wireless/index.htm" rel="nofollow" target="_blank">Alcatel'den Tod Sizer'e göre</a> 5G, 4G'ye göre sadece internet hızında artış sağlamayacak aynı zamanda servis kalitesini de artıracak. Hatırlarsanız 2G (GPRS, Edge)'den 3G'ye geçişimizde sadece internet hızımız artmıştı. 2G'de yanıt vermeyen, sonsuz döngüye giren bir internet akışı 3G'de de aynı şekilde yaşanmaya devam etti.<br />5G teknolojisi Samsung'a göre 2020 gibi dünyada kullanılmaya başlanacak. Mobil operatörlerin ses, mesajlaşma vb. tüm hizmetleri, kampanyaları internet hizmeti üzerinden şekillenecek.</div><div style="text-align: justify;"><a name='more'></a></div><div style="text-align: justify;">Her yeni jenerasyon yeni bir özellik getiriyor. 2G ses kalitesi, 3G internet hızı getirdi. 4G video, 5G ise yine Sizer'a göre milyarlarca akıllı cihazın birbirine işlem yapabilir şekilde bağlı olabileceği bir deneyim sunacak.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>Mobil pazarla ilgili öngörülerim:</b></div><div style="text-align: justify;">2015-2016 gibi 4G, 2020 gibi de 5G kullanılmaya başlanabilir. 5G teknolojisine kadar mobil cihazların ve kullanımın gelişme seviyesinde olup önünün çok açık olacağını, pazara yeni cihazların geleceğini; 2020'den sonra 5G teknolojisinin gelmesiyle beraber yavaş yavaş pazarın olgunluk seviyesine erişeceğini tahmin edebiliriz.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">İnsanların teknoloji kullanım alışkanlıklarına bakarsak her zaman 3 seviye pazar olmuştur. Biri popüler olarak tüketilirken bir sonraki seviye de her zaman kıyısından köşesinden test edilmeye, tüketilmeye başlanmıştır. Benim tablom:</div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-cqUBgIBRo6o/UZnsRCQBz_I/AAAAAAAAGbo/Ux4-h711l9o/s1600/mobil+cihazlarin+evrimi2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-cqUBgIBRo6o/UZnsRCQBz_I/AAAAAAAAGbo/Ux4-h711l9o/s1600/mobil+cihazlarin+evrimi2.jpg" /></a></div><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>1- Geride kalan pazar</b></div><div style="text-align: justify;"><b>Şu anda: </b>Masaüstü bilg.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><b>Yakın Gelecekte: </b>Notebook ve 2.nesil akıllı cihazlar (iPhone, Samsung S4 vb. gibi)</div><div style="text-align: justify;"><b>Uzak Gelecekte:</b> Tablet ve 3. nesil akıllı cihazlar (iPad, Nexus gibi)</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>2- Popüler pazar</b></div><div style="text-align: justify;"><b>Şu anda: </b>Notebook ve 2. nesil akıllı cihazlar&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><b>Yakın Gelecekte:</b> Tabletler ve 3. nesil akıllı cihazlar &nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><b>Uzak Gelecekte:</b> Apple iWatch, Google Glass</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>3- Trend olacak pazar</b><br /><b>Şu anda:&nbsp;</b>Tabletler ve 3. nesil akıllı cihazlar&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><b>Yakın Gelecekte:</b>&nbsp;Apple iWatch, Google Glass (Google gözlüğü)</div><div style="text-align: justify;"><b>Uzak Gelecekte:</b>&nbsp;Sadece giyilebilir ürünler</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">İnsanların her deneyimi tüketme süreleri vardır. Önce masaüstü bilgisayarlar vardı. İnsanlar onu tüketti ve bitti. Akabinde notebook'lar popüler oldu. Şu an için tablet bilgisayarlar notebook'lara tam anlamıyla alternatif olamadığı için notebook ve tablet deneyimi eş zamanlı olarak tüketiliyor. Gelişen mobil pazarla beraber boyutları sebebiyle çok da mobil olamayan notebook'lar yerini tablet ve iyice akıllanmış cihazlara bırakacak. Notebook'lar tüketilip sadece iş hayatında sınırlı kaldığında ise tabletler ve akıllı cihazlar pazarı domine edecek. Eş zamanlı olarak da şu an denemeleri yapılan Apple iWatch ve Google Glass tüketilmeye başlanacak. Tabletler ve son nesil akıllı cihazlar tüketilip bitme noktasına geldiğin de de pazarı giyilebilen, Apple iWatch, Google Glass gibi ürünler domine edecek ve belki de o vakit insanoğluna teknolojisi ne kadar gelişmiş olursa olsun elinde, cebinde bir cihaz taşımak çok hantal ve nostalji olarak yorumlanmaya başlayacak. Çünkü kolunda iWatch, gözünde Google Glass olacak -eğer tutarsa-.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>Prototip Apple iWatch:</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-fF1d9t-vVAU/UZnaZUsitMI/AAAAAAAAGZ8/oSR-ans2sFc/s1600/Apple-iwatch-Render-2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="180" src="http://2.bp.blogspot.com/-fF1d9t-vVAU/UZnaZUsitMI/AAAAAAAAGZ8/oSR-ans2sFc/s320/Apple-iwatch-Render-2.jpg" width="320" /></a></div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>Google Glass:</b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-qg3_Ni-bDKw/UZnaGjr0ouI/AAAAAAAAGZ0/ECC_HZqYFgM/s1600/Google+Glass_Cala.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="179" src="http://1.bp.blogspot.com/-qg3_Ni-bDKw/UZnaGjr0ouI/AAAAAAAAGZ0/ECC_HZqYFgM/s320/Google+Glass_Cala.jpg" width="320" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Tüm bu gelişmeler süper. Dijital dedik, pazar dedik geçmiş bugün gelecek vb. dedik. Bir de konuya farklı açıdan yaklaşalım: Yukarıdaki her iki görselin ortak bir anlamı var. İnsanoğlu farklılıklar içerisinde tektipleştirilip robotlaştırılıyor ve insanların giderek bu cihazlarla yönetilmesi daha kolay hale geliyor. Ama beyin de bedava. E napıcaz? Her şeye "wuu süpermiş bu!" diye yaklaşıp yemeden önce bi 2 dk. beyni kullanmak lazım.&nbsp;</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]1tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-37990511475320848652013-05-14T11:13:00.001+03:002013-05-14T11:15:51.164+03:00Mobilde Facebook Hareketlenmeleri<div style="text-align: justify;">Bildiğiniz üzere mobil, masaüstü platforma göre daha gelecek vaad eden bir alan. Hal böyle olunca özellikle sektöre yakın isimler, blog'lar 2 senedir Facebook'un akıllı telefonu piyasaya sürüp sürmeyeceğini konuşuyor, <a href="https://www.google.com.tr/search?q=facebook+telefon&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ei=i6SMUbjEBcfYOdvigLgO&amp;ved=0CAoQ_AUoAQ&amp;biw=1280&amp;bih=699#tbm=isch&amp;sa=1&amp;q=facebook+phone&amp;oq=facebook+phone&amp;gs_l=img.3..0j0i24l5.2301.7177.2.7309.9.7.1.1.1.0.111.683.4j3.7.0...0.0...1c.1.12.img.g2-Mny-_0p4&amp;bav=on.2,or.r_cp.r_qf.&amp;bvm=bv.46340616,d.ZWU&amp;fp=596311f35f0a4118&amp;biw=1280&amp;bih=699" rel="nofollow" target="_blank">fake prototipler</a> ortaya çıkıyor, konuşuluyor. Ancak kimbilir tüm bunlar Facebook'un nabız yoklaması da olabilir.</div><div style="text-align: justify;"><i>Bir kaç örnek:</i></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-iEtbRAUS080/UYymyw5mgcI/AAAAAAAAGQU/jHNtFOuZDv0/s1600/facebook_phone2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="176" src="http://2.bp.blogspot.com/-iEtbRAUS080/UYymyw5mgcI/AAAAAAAAGQU/jHNtFOuZDv0/s320/facebook_phone2.jpg" width="320" /></a></div><a name='more'></a><div style="text-align: center;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-cJGdIWqUyGU/UYymIhL67NI/AAAAAAAAGQM/xxiF0OXpzw4/s1600/1359700442_facebook-phone.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-cJGdIWqUyGU/UYymIhL67NI/AAAAAAAAGQM/xxiF0OXpzw4/s320/1359700442_facebook-phone.jpg" width="320" /></a></div><div style="text-align: justify;">Fakat bu konuşmaların artmasını sağlayan, kullanıcıları heyecanlandıran bir etkinlik vardı ki adı Facebook Live:</div><div style="text-align: justify;"><a href="http://new.livestream.com/facebooklive/events/1980369">http://new.livestream.com/facebooklive/events/1980369</a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Bu etkinlikte çoğu insan Facebook bir akıllı telefon üreterek sektörün Apple, Samsung gibi devlerine rakip olup olamayacağını tartışırken Facebook karşımıza Home adıyla Android Touchwiz arayüzü sundu. Buna Facebook tarafından kişiselleştirilmiş Android telefon menüsü de diyebiliriz.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-xvunpWPlbcU/UYyov8Dk-QI/AAAAAAAAGQg/gcKzRWuvszo/s1600/895287_10100683847336497_2078014267_o-1024x633.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="197" src="http://4.bp.blogspot.com/-xvunpWPlbcU/UYyov8Dk-QI/AAAAAAAAGQg/gcKzRWuvszo/s320/895287_10100683847336497_2078014267_o-1024x633.jpg" width="320" /></a></div><div style="text-align: justify;">Birçok kullanıcıda bu durum hayal kırıklığı yaratsa da belki de bu uygulama, kullanıcıların olası bir Facebook markalı telefona vereceği tepkilerin ön incelemesi olabilir.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;">Facebook açısından yeni bir telefon yeni bir işletim sistemi demek değil elbette. Güçlü, kararlı bir Android işletim sistemi (ROM) hazırlayarak sektörde tutunma şansı elde edebilir çünkü yeni bir işletim sistemi yazmak belki mesele değil ama rakiplerinde AppStore, Google Play gibi uygulama marketleri varken yeni bir market kurmaya çalışmak çok zaman kaybı olabilir. Tabii burada Android üzerinden ilerlemek isterse işletim sisteminin hızlı ve az kaynak tüketen bir şekilde hazırlanması gerekir. Bu mümkün! Çünkü piyasada örneğin Samsung'un resmi işletim sisteminden çok daha hızlı, stabil çalışan Omega, CyanogenMod gibi sistemler var. <b>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sistemin içini kullanıcıya zorla kendi uygulamalarını dikte etmek amacıyla doldurmamak</b>. :Advance kullanıcı bu yüzden ya gereksiz uygulamalardan arındırılmış işletim sistemi yüklüyor veya tüm içerisindeki ıvır zıvır uygulamaları siliyor, silemezse devre dışı bırakıyor.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><i>(Notebook sektöründe de Apple hariç &nbsp;Sony'sinden Samsung'una, Acer'ına hemen her markanın düştüğü tuzak da buna benzer. Notebook kullanıcıya sunulmadan önce işletim sistemi, o markanın hazırladığı Acer Battery Manager, Acer Power Management, Sony Home Theatre 5.1 gibi gibi gereksiz yazılımlarla iyice hantallaştırılıyor. Eminim o markalar bu yazılımları geliştirmek için harcadıkları enerjileri AR-GE'ye ayırsalar daha başarılı olurlar.)</i></div><div style="text-align: justify;"><span style="font-style: italic;"><br /></span></div><div style="text-align: justify;">İşte Facebook, birkaç noktaya dikkat ettiği taktirde özellikle Android kanadında ram canavarı olmayan (bugün Samsung S3 ve belki S4 bile ram canavarı denebilir), uygulamaların ansızın durdurulmadığı bir Android işletim sistemi hazırlayıp Apple gibi önü açık update desteği verirse elini güçlendirmiş olur. Zira Android işletim sistemli cihazlarda hala update büyük bir sorun. Android update'leri her markanın her telefonun aynı anda gelmiyor ve kimi zaman o cihaz desteklese dahi hiç update gelmeyebiliyor. Bu o markanın insafına kalmış bir şey. Bu konuda en sorunsuz olanıysa Google'ın telefonları.&nbsp;</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-60702485261430737342013-05-02T13:08:00.000+03:002013-05-30T17:09:16.813+03:00Anahtarlar Kapıyı Nasıl Açar?<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-YO5KsDhVIso/UX-7cdAPXhI/AAAAAAAAGPQ/Hw0EfGl3UqU/s1600/83031891.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-YO5KsDhVIso/UX-7cdAPXhI/AAAAAAAAGPQ/Hw0EfGl3UqU/s1600/83031891.gif" /></a></div><div style="text-align: justify;">Bu yazıda "<a href="http://erencaner.com.tr/search/label/Ke%C5%9Ffedilenler" target="_blank">Keşfedilenler</a>" bölümümüzde kapı ve anahtarın çalışmasını anlatan ilginç bir görsel var.<br /><br />Hiç düşündünüz mü elimizdeki anahtarla kapıyı açarken kilidin içerisindeki sistemde ne gibi değişiklikler oluyor? <br /><a name='more'></a>Kilit, o anahtarın doğru anahtar olduğunu nasıl onaylıyor ve kapının açılışına izin veriyor?&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><br />Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-81082985387315255102013-04-26T10:14:00.000+03:002013-04-26T10:14:03.764+03:00"comScore Europe Digital Future in Focus 2013" Analizi<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/--cEPkeaXizY/UXjqBoJQtMI/AAAAAAAAGLk/SYQrkx-wzNw/s1600/r1.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="174" src="http://3.bp.blogspot.com/--cEPkeaXizY/UXjqBoJQtMI/AAAAAAAAGLk/SYQrkx-wzNw/s320/r1.bmp" width="320" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">comScore, dijital dünya, internet, sosyal medya ve istatistik denildiğinde verilerine en çok güvenilen, en saygın kurumlardan biridir. Geçtiğimiz ay comScore, 2013'te Avrupa'nın dijital geleceğini ele alan bir sunum hazırladı. Elbette Türkiye ile ilgili de güncel veriler var. Dijital geleceğimizi, ülkenin nüfusu, penetrasyonu gibi olgularla yorumlamak için bu sunumlar çok önemli. Sunumu incelerken siz okuyucular için de kısa kısa notlar aldım ve analiz etmeye çalıştım.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>1- Avrupa'daki online nüfus net bir şekilde artıyor.</b> Aralık 2011'de toplam tekil kullanıcı sayısı 381,456 iken Aralık 2012'de bu sayı 408,248'e yükselmiş. Bunda elbette internet kullanım yaşının düşmesi, internete erişilen cihazların çeşitliliğinin artması, fiyatlarının ucuzlaması gibi etkenler de söz konusu.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-_TUmeP7u2EI/UXjrCtoEOuI/AAAAAAAAGLw/Yop2LaTW78o/s1600/fefe.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-_TUmeP7u2EI/UXjrCtoEOuI/AAAAAAAAGLw/Yop2LaTW78o/s1600/fefe.bmp" /></a></div><a name='more'></a><br /><div style="text-align: justify;"><b>2- Avrupa'nın en genç internet kullanıcıları Türkiye'de, en yaşlıları ise Almanya'da.</b> Bu durum güncel nüfus-yaş dağılımı verileriyle de örtüşüyor.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-v7fTIxJOhxs/UXjvbWMFcQI/AAAAAAAAGOI/Q5rud5Jbi3g/s1600/fefe3.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-v7fTIxJOhxs/UXjvbWMFcQI/AAAAAAAAGOI/Q5rud5Jbi3g/s1600/fefe3.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>3- Avrupa'da ortalama internet kullanımı 26.9 saat iken, Türkiye'de 31 saat,</b> İngiltere'de ise 37.3 saattir.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-L1a_yMtKGBM/UXjvb8ln_zI/AAAAAAAAGOU/xRbmIWrErdE/s1600/fefe4.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-L1a_yMtKGBM/UXjvb8ln_zI/AAAAAAAAGOU/xRbmIWrErdE/s1600/fefe4.bmp" /></a></div><div style="text-align: justify;">Bu tablo Socialbakers'ın aşağıdaki güncel, ülke bazlı sosyal medya kullanım yoğunluğu sıralamasıyla ters düşüyor. Socialbakers'a göre İngiltere sosyal medyayı Türkiye'ye göre daha az kullanıyor. Bu da demek oluyor ki <b>İngiltere, web'i sosyal medyaya tercih ediyor.</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-t6XQJLdnolg/UXj2ihpC4wI/AAAAAAAAGPA/bRzNAtqi-Hs/s1600/feq.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-t6XQJLdnolg/UXj2ihpC4wI/AAAAAAAAGPA/bRzNAtqi-Hs/s1600/feq.bmp" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>4- Akıllı telefon kullanımı en yaygın İspanya'da.</b> Bunda sadece ekonomik güç değil; özellikle Almanya gibi ülkelerin yeni teknolojilere Türkiye, İspanya ve İtalya gibi akdeniz ülkelerine göre daha temkinli yaklaşmaları sebep olabilir.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-eX_2ZtE5V58/UXjvcuR933I/AAAAAAAAGOo/cb3gKKH8p78/s1600/fefe5.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-eX_2ZtE5V58/UXjvcuR933I/AAAAAAAAGOo/cb3gKKH8p78/s1600/fefe5.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>5- Samsung ve Apple, akıllı telefon üreticileri olarak -tahmin edildiği üzere- listenin başını çekiyorlar. </b>Şaşırdığım nokta ise top 5 akıllı telefon işletim sistemi kısmında 2000'li yılların ortalarına kadar Türkiye'de de oldukça popüler olan, daha sonra Nokia'nın vazgeçtiği<b> Symbian işletim sisteminin &nbsp;%15'lik gibi bir pay sahibi olması </b>ve Microsoft'un işletim sistemini geride bırakması. Elbette konu daha çok, Microsoft'un akıllı telefon pazarında henüz pek fazla yayılım gösterememesinden kaynaklanıyor.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-1WzVxWDPxgg/UXjvcpajbNI/AAAAAAAAGOc/1gIAeiRYBeo/s1600/fefe6.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-1WzVxWDPxgg/UXjvcpajbNI/AAAAAAAAGOc/1gIAeiRYBeo/s1600/fefe6.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>6- &nbsp;Sayfa görüntülemelerine göre cihaz dağılımlarına baktığımızda Türkiye'de PC kullanımının hala had safhada olduğunu</b>, diğer ülkere nazaran tablet ve akıllı telefonun henüz pek fazla yayılım gösteremediğini görüyoruz. Tabii ekonomik durum bunda önemli bir etken. İngiltere, İrlanda, Rusya gibi ülkelerdeyse PC'nin yerini çoktan &nbsp;akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar almış bile. İşte <b>Türkiye'nin de yakın gelecekte gideceği nokta da budur.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-ao4sxCrqhy4/UXjvdrhZa4I/AAAAAAAAGOw/VYlLsngCEbM/s1600/fefe7.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-ao4sxCrqhy4/UXjvdrhZa4I/AAAAAAAAGOw/VYlLsngCEbM/s1600/fefe7.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b><br /></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>7-</b> Avrupa'daki PC kullanımından yola çıktığımızda da sosyal medya kullanımı biraz inişli çıkışlı bir yol izlese de <b>Aralık 2012 itibariyle her ay kişi başı 6.7 saatimizi sosyal ağlarda ve blog'larda harcıyoruz.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-dv2WWRoGrhk/UXjvdr_K5FI/AAAAAAAAGOs/V6OozIHApxU/s1600/fefe8.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-dv2WWRoGrhk/UXjvdr_K5FI/AAAAAAAAGOs/V6OozIHApxU/s1600/fefe8.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>8- Web en yoğun olarak iş arama, yemek, sağlık ve oyuncak konularında genişliyor.</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-l9talYnP5MY/UXjveJfDmuI/AAAAAAAAGO0/ayaLfaqXCTQ/s1600/fefe9.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-l9talYnP5MY/UXjveJfDmuI/AAAAAAAAGO0/ayaLfaqXCTQ/s1600/fefe9.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b><br /></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>9- En çok ziyaret edilen web sayfaları arasında tahmin edileceği üzere ilk sıralarda Google, Facebook ve Microsoft sayfaları yer alıyor</b>. Microsoft'un sayfalarının çok ziyaret edilmesinin bana göre en önemli nedeni, hala Windows ile default gelen Internet Explorer'ın basic kullanıcı tarafından kullanılması ve Internet Explorer'ın açılış sayfasının msn.com olmasıdır.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-r_55_H-CzxI/UXjvVcatpOI/AAAAAAAAGMY/kuVpcjTe45M/s1600/fefe10.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-r_55_H-CzxI/UXjvVcatpOI/AAAAAAAAGMY/kuVpcjTe45M/s1600/fefe10.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>10- Mobil cihazların neredeyse %60'ı video stream, müzik, resim için kullanılıyor.</b> Ses kullanımında Aralık 2011 ile Aralık 2012 arasında %3'lük bir düşüş var. Bunda, &nbsp;''Viber, Tango'' gibi internet üzerinden telefon görüşmesi yapmaya izin veren VOIP hizmetlerinin popülerliğinin artmasının etkisi olabilir. Bu kullanımlar da turuncu ile gösterilen "mobile media" kısmına dahil olur.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-OE4H5au1E2A/UXjvVT2cKaI/AAAAAAAAGMc/m8mYrrFZsOs/s1600/fefe11.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-OE4H5au1E2A/UXjvVT2cKaI/AAAAAAAAGMc/m8mYrrFZsOs/s1600/fefe11.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>11- Akıllı telefonlardan en çok kişisel e-mail kullanımı, hava durumu kontrolü, sosyal ağlara erişim için faydalanıyoruz.</b> İş amaçlı e-mail kullanımını &nbsp;ise neredeyse hiç tercih etmiyoruz.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-fulWp6ralzQ/UXjvWWQIl3I/AAAAAAAAGMw/u7GFS1G6-vE/s1600/fefe12.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-fulWp6ralzQ/UXjvWWQIl3I/AAAAAAAAGMw/u7GFS1G6-vE/s1600/fefe12.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>12- Gün boyu PC, mobil ve tablet kullanımı ise aşağıdaki gibi</b>. Akşam 8'den sonra PC kullanımı düşüş gösterirken tablet bilgisayar biraz daha uzun süre kullanılıyor. Mesai saati diyebileceğimiz sabah 10 ile akşam 5 arasında PC'ler diğer iki cihazdan daha çok kullanılıyor.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-LRZm4M3iwmM/UXjvXXpml2I/AAAAAAAAGM4/HrhzN8go_5o/s1600/fefe14.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-LRZm4M3iwmM/UXjvXXpml2I/AAAAAAAAGM4/HrhzN8go_5o/s1600/fefe14.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>13- PC üzerinden online video tüketimi daha yavaş bir şekilde artıyor. Fakat mobil video tüketimi özellikle 2012 başlangıcı ile birlikte hızlı bir şekilde artıyor.</b>&nbsp;Bunda pazarın PC doygunluğuna ulaşıp mobil alana yeni kullanıcıların eklenmesi etkili olmuş olabilir.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-i5cMIkb0Q3w/UXjvXarzMCI/AAAAAAAAGNE/CBjEb5LLGlw/s1600/fefe15.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-i5cMIkb0Q3w/UXjvXarzMCI/AAAAAAAAGNE/CBjEb5LLGlw/s1600/fefe15.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>14- Youtube üzerinden video izlemek video tüketiminin en büyük kaynağı durumunda.</b> Türkiye'de ikinci sırada Facebook, üçüncü sırada Nokta.com medya olarak izlesene.com geliyor. İnternet kullanıcısı doygunluğuna ulaşan Türkiye'de Youtube, geçtiğimiz sene büyüme veya küçülme göstermemiş. Fakat izlesene.com %22 küçülmüş.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-oFc-N6piOMk/UXjvX3wHsKI/AAAAAAAAGNI/AB-PCi4WibE/s1600/fefe16.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-oFc-N6piOMk/UXjvX3wHsKI/AAAAAAAAGNI/AB-PCi4WibE/s1600/fefe16.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>15- Türkiye, Avrupa'da kişi başı en fazla arama yapan kullanıcılar sıralamasında birinci sırada.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-IsQq85KpUDA/UXjvYZ48fVI/AAAAAAAAGNQ/cJrzQN3ifpA/s1600/fefe17.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-IsQq85KpUDA/UXjvYZ48fVI/AAAAAAAAGNQ/cJrzQN3ifpA/s1600/fefe17.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>16- Arama motoru pazarında Google -tahmin edildiği üzere- %86 ile birinci sırada. Arkasından %10 ile Google gibi çeşitli hizmetler sunan ve yenilikçi hizmetler sunmaya önem veren rus şirket Yandex geliyor.</b> Bing faaliyetine çok uzun zaman önce başlamış olmasına rağmen Microsoft tarafından çok fazla destek görememesi sebebiyle %1'lik pazar payına sahip.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-MZf2SVnxp0M/UXjvYj65ohI/AAAAAAAAGNY/SYdz9DluiTA/s1600/fefe18.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-MZf2SVnxp0M/UXjvYj65ohI/AAAAAAAAGNY/SYdz9DluiTA/s1600/fefe18.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>17- İşte ilginç bir grafik.</b> 388,519 kişi Google'da arama yapıyor. Buna karşılık Facebook'ta da arama yapan kullanıcı sayısı ise 89,853. Facebook bu sayı ile ikinci sırada.<b> </b>Zira normalde arama motoru klasmanında %10 ile ikinci sırada olan Yandex'te 69,365 kişi arama yapıyor ve Yandex anca 5. olabilmiş. <b>Bu veriler, sosyal ağ araması yeniliğiyle Facebook'un Google'a rakip olma hamlesindeki haklılığı gösteriyor. </b>Nitekim, Google önce Buzz sonra Google+ ile Facebook'a rakip olmayı denemiş ancak başarılı olamamıştı.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-AmBMxN1smFU/UXjvY5wbqaI/AAAAAAAAGNc/tUKYVwzusPo/s1600/fefe19.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-AmBMxN1smFU/UXjvY5wbqaI/AAAAAAAAGNc/tUKYVwzusPo/s1600/fefe19.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>18- Web'de fırsatlar arttıkça karşılaştırma hizmeti veren siteler önem kazanıyor. </b>Aralık 2011 ile Aralık 2012 arasında alışveriş, elektronik, bilgisayar donanımı, kıyafet ve ev mobilyası aramalarında artış görülüyor. Bir kişi neden karşılaştırma yapmaya ihtiyaç duyar? Muhtemelen çok fazla seçenek ile kafası karıştığında. Bu veriler aynı zamanda bu sektörlere internet üzerinde olan ilgiyi de tanımlıyor.</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-h3pycX4-1-k/UXjvZn2C4VI/AAAAAAAAGN0/KvT3DJ87m78/s1600/fefe20.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-h3pycX4-1-k/UXjvZn2C4VI/AAAAAAAAGN0/KvT3DJ87m78/s1600/fefe20.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b><br /></b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>19- Online bankacılık kullanımında Hollanda birinci sırada. Türkiye %39.6 ile 13. sırada.&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-PpI2N9qX0FU/UXjvaDrhrPI/AAAAAAAAGN4/q10HJYxcQqI/s1600/fefe21.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-PpI2N9qX0FU/UXjvaDrhrPI/AAAAAAAAGN4/q10HJYxcQqI/s1600/fefe21.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>20- Türkiye'nin genel olarak künyesi şu şekilde:&nbsp;</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">En çok ziyaret edilen genel site <b>Google</b>, haber sitesi <b>milliyet.com.tr</b>, banka sitesi ise 3,209 kullanıcı sayısıyla ve 2011'e göre -11'lik küçülmesine rağmen Garanti Bankası. Kişi başı vakit geçirilen süre ise 21.4 dakika.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-Ern-QYXq0H4/UXjvaoOzLtI/AAAAAAAAGOA/kSgoDh3R_60/s1600/fefe22.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-Ern-QYXq0H4/UXjvaoOzLtI/AAAAAAAAGOA/kSgoDh3R_60/s1600/fefe22.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Eğer geleceği yorumlamak, insanların davranışlarını anlamak ve buna paralel olarak işler yapmak istiyorsak başta comScore gibi şirketlerin bu tip verilerini okuyup anlamak, buradaki örn. a grafiğindeki bir veriyi b grafiğindeki bir veri ile veya internetteki başka bir veriyle anlamlandırıp ortaya yeni bir bakış açısı çıkartabilmek çok önemli. Bu paralelde sizlere bazı bilgiler sunmaya çalıştım. Umarım faydalı olabilmişimdir. Sunumu full download etmek için:&nbsp;<a href="http://www.comscore.com/Insights/Presentations_and_Whitepapers/2013/2013_Europe_Digital_Future_in_Focus">http://www.comscore.com/Insights/Presentations_and_Whitepapers/2013/2013_Europe_Digital_Future_in_Focus</a></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-40299541546991279012013-04-25T09:26:00.003+03:002013-04-25T09:27:42.797+03:00Keşfedilenler 1: Yeni Nesil Trafik LambasıGünümüzde trafik İstanbul'un en büyük sorunlarından biri ve insanlar birbirine ve beklemeye karşı tahammülsüz. Trafik ışıklarına eklenen saniye sistemi bir nebze iyi olsa da bu tasarım çok daha şık değil mi?<br /><a name='more'></a><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-advftJTdEGw/UXjL7-Enp8I/AAAAAAAAGLU/0NMYwRLtWxI/s1600/BIitnJYCAAIAiDA.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-advftJTdEGw/UXjL7-Enp8I/AAAAAAAAGLU/0NMYwRLtWxI/s1600/BIitnJYCAAIAiDA.jpg" /></a></div><br />Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-8289752881790840922013-04-12T10:34:00.002+03:002013-04-25T09:18:47.931+03:00Ülkelere Göre Facebook Page Like Değerleri ve Türkiye Dijital Reklam Harcamaları<br /><div style="text-align: justify;">Facebook, kullanıcı bir sayfayı beğendiğinde hemen benzer sayfaları sunarak bağlandığın Facebook sayfa sayısını -ve dolayısıyla- mevcut etkileşimini artırmayı hedefliyor ki bunda da genel olarak başarılı olduğu görülüyor. Bir veriye göre 2009'da bir kişi ortalama 4-5 sayfayı "like ederken" şimdilerde bu sayı çoktan çift hanelere çıktı bile.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-_O_8TcWlJPM/UWe1CUr7SfI/AAAAAAAAGKE/_jZnbFeKvqo/s1600/Facebook1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: justify;"><img border="0" height="227" src="http://2.bp.blogspot.com/-_O_8TcWlJPM/UWe1CUr7SfI/AAAAAAAAGKE/_jZnbFeKvqo/s320/Facebook1.jpg" width="320" /></a></div><div style="text-align: justify;">Socialbakers'ın yeni açıkladığı istatistiklere göreyse <b>ABD'deki Facebook kullanıcıları ortalama 70 sayfayı; Türkiye'deki Facebook kullanıcıları ortalama </b><br /><a name='more'></a><b>40 sayfayı "like" ediyor.</b>&nbsp;Burada tabii hemen aklıma gelen bu tablonun, o coğrafyadaki markaların Facebook'taki hacmiyle, reklam-pazarlama bütçesiyle ne kadar doğru orantılı olduğudur. &nbsp;SB bir de rakamların içini doldursa yani sayfa dağılımını (marka, eğlence, medya, politika vb.) yayınlarsa tablo çok daha anlamlı olacaktır. &nbsp;</div><br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/-a7iHNfFdBpw/UWew57tBReI/AAAAAAAAGJc/FMoMhqvQCyA/s1600/table-how-many-pages-does-an-average-facebook-user-like-per-country.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-a7iHNfFdBpw/UWew57tBReI/AAAAAAAAGJc/FMoMhqvQCyA/s1600/table-how-many-pages-does-an-average-facebook-user-like-per-country.png" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Nitekim Adex - 2012 dijital reklam harcamaları Türkiye raporunu incelediğimizde sosyal medya reklam harcamaları ayrıca gösterilmemiş olsa da display reklam yatırımları içerisinde ve mobil reklam yatırımları içerisinde yer alan sosyal medya reklamlarının yoğunluğunu görebiliriz.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>Not:</b> Arama motoru reklam yatırımlarının &nbsp;1. sırada olmasının en büyük motivasyonu &nbsp;satın alma davranışı temelli olmasıdır. Yani örneğin dijital fotoğraf makine alacak olan bir kişi uygun fiyat fırsatlarını ve yorumlarını sosyal medyada değil, ağırlıklı olarak Google'da arar. Aklına yatanı alır ve sonuçta satıcı, Google üzerinden gelen bu müşteriye satış yaparak Google'a verdiği reklamın hedefine ulaştığını düşünür ki bunda da haklıdır.&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><b>Geniş bilgi için:</b></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://erencaner.com.tr/2012/02/facebook-marketing-conference.html">http://erencaner.com.tr/2012/02/facebook-marketing-conference.html</a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><a href="http://erencaner.com.tr/2013/02/markalar-ve-facebook-uzerine.html">http://erencaner.com.tr/2013/02/markalar-ve-facebook-uzerine.html</a>&nbsp;</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://i0.wp.com/www.pazarlamasyon.com/wp-content/uploads/2013/03/pazarlama.jpg" rel="nofollow" target="_blank"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-4W_LXsy2Xn4/UWeyVjCMf2I/AAAAAAAAGJw/Ry_U6vA6yFM/s1600/pazarlama.jpg" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-89627295529518721102013-03-08T13:15:00.002+02:002013-03-08T13:22:09.241+02:00Yeni Haber Kaynağı Tasarımı Gözlemlerim<div style="text-align: justify;">Facebook, dün gece yeni haber kaynağı tasarımın tanıttı. Buna göre artık haber kaynağı aşağıdaki gibi olacak. Facebook, bu değişimin sadece göze hitap ettiğini, algoritmada bir değişim olmadığını ifade ediyor. Bu yenilik, hem bilgisayardan hem mobilden Facebook kullanımında geçerli olacak.<br /><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://lh6.googleusercontent.com/--Z8rIQRTbiE/UTm2m-1t7oI/AAAAAAAAF2M/aQ_TgKKLxGQ/s1600/ll.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="https://lh6.googleusercontent.com/--Z8rIQRTbiE/UTm2m-1t7oI/AAAAAAAAF2M/aQ_TgKKLxGQ/s1600/ll.bmp" /></a></div></div><div style="text-align: justify;">Tanıtım videosu:&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/photo.php?v=645128350497">https://www.facebook.com/photo.php?v=645128350497</a></div><div style="text-align: justify;">Perde arkası videosu:&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=YaQQHYQHnMk">https://www.youtube.com/watch?v=YaQQHYQHnMk</a></div><div style="text-align: justify;"><a name='more'></a></div><div style="text-align: justify;"><b>Gözlemlerim:</b></div><div style="text-align: justify;"><b>1-</b> Yeni tasarımda yan menü daraltılmış, ana sayfa kaynağına daha çok alan ayrılmış. Bu da markalar açısından kullanılabilecek yeni ve daha geniş alanlar demek.</div><div style="text-align: justify;"><img src="https://lh3.googleusercontent.com/-r2WVIlL_YHE/UTm1_WTxRjI/AAAAAAAAF1w/e6_90QFLrUA/s645/g.bmp" /></div><div style="text-align: justify;"><b>2-</b> Bu tasarım bana biraz Google+ tasarımını hatırlattı. Google&nbsp;+'ta&nbsp;da yan menü bu kadar ve sağda çok benzer kutucuk içinde tanıyor olabileceğin insanlar bölümü var. Steve Jobs'ın Picasso'nun sözüne atıfta bulunuğu gibi: " '<i>İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.' Biz de parlak fikirleri çalmaktan utanmadık hiç.</i>"</div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://lh5.googleusercontent.com/-M-cb1wF5wiM/UTm1_fNhKQI/AAAAAAAAF1k/bKt0G4W_v4s/s1600/h.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" height="360" src="https://lh5.googleusercontent.com/-M-cb1wF5wiM/UTm1_fNhKQI/AAAAAAAAF1k/bKt0G4W_v4s/s400/h.bmp" width="400" /></a></div><div style="text-align: justify;"><b>3-</b> Facebook sağ tarafa Takip Edilenler adlı bir menü koyarak markaların içeriklerinin daha çok keşfedileceğini söylüyor ama bunu denemek lazım. İnsanların o menüye tıklama alışkanlığı kazanması lazım.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>4-</b> Facebook bir süre önce ana sayfa görsellerini büyütmüştü. Şimdiyse bu sayfa gönderileri, sponsorlu haberler ve reklamlar daha büyük görsellere sahip olacak. Facebook'a göre bu sponsorlu haber ve reklam kullanan markalar için avantaj olacak. Fakat ben emin değilim, neticede tüm görsellerin boyutları büyüyecek. Yine burada marka içeriklerinin ilgi çekici olması faktörü önem kazanıyor. Hoop geldik yine <b>content marketing'in önemine, markaların anlatacak, ilgi çekici hikayesi olmasına. Çünkü her ne yenilik yapılırsa yapılsın marka olarak elindeki content'in iyiyse ayaktasındır.</b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><i>Eski görünümle yeni görünümün karşılaştırması:</i></div><div style="text-align: justify;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://lh6.googleusercontent.com/-CMb_DLfhfK0/UTm2mwP3ekI/AAAAAAAAF2U/xpLcYqJlhl4/s1600/mm.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="https://lh6.googleusercontent.com/-CMb_DLfhfK0/UTm2mwP3ekI/AAAAAAAAF2U/xpLcYqJlhl4/s1600/mm.bmp" /></a></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://lh4.googleusercontent.com/-ZmmJ7C1JwSg/UTm2nbVo-QI/AAAAAAAAF2Q/QoeftAeqYgU/s1600/nn.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="https://lh4.googleusercontent.com/-ZmmJ7C1JwSg/UTm2nbVo-QI/AAAAAAAAF2Q/QoeftAeqYgU/s612/nn.bmp" /></a></div><div style="text-align: justify;"><b>5-</b> Etkinlikler biraz arka planda kalıyordu. Yeni tasarımda daha ön plana geliyor.</div><div style="text-align: justify;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="https://lh4.googleusercontent.com/-MyL1cnGmCDI/UTm1_G_ZUEI/AAAAAAAAF1s/1gIaBeYtLuI/s1600/j.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="https://lh4.googleusercontent.com/-MyL1cnGmCDI/UTm1_G_ZUEI/AAAAAAAAF1s/1gIaBeYtLuI/s465/j.bmp" /></a></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><br /></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;">Elbette yeni tasarımın artılarını eksilerini ilerleyen günlerde daha net göreceğiz.</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-5980695587741519412013-02-19T13:14:00.003+02:002013-02-19T13:15:40.974+02:00Markalar ve Facebook Üzerine<div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-XNnW7hbnh0Q/USNdzFrjTFI/AAAAAAAAFzg/derFP9-h-KM/s1600/1361293851_Beer-Cap-Facebook.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"><br /><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-XNnW7hbnh0Q/USNdzFrjTFI/AAAAAAAAFzg/derFP9-h-KM/s1600/1361293851_Beer-Cap-Facebook.png" /></a></div>Bir insan, Facebook'ta bir markanın niye hayranı olsun ki?<br /><br />Bu soru bana son iki senede sıkça soruldu. Aslında öncelikli motivasyon basit: Kampanyalara katılıp bedavaya 3-5 bişey kapmak aslında. Bunla ilgili yayınlanan en güncel infografiği inceliyip yorumlamak istersek;</div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- Markaların Facebook'ta takip edilmesindeki başlıca motivasyonlar:</b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>1-</b> Kampanyalar</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>2-</b> Alışveriş (bu Türkiye'de pek geçerli değil ancak yeni ürün tanıtımları yoluyla offline'daki veya private shopping'deki alışveriş diyebiliriz)</div><div><div style="text-align: justify;"><b>3-</b> Markaların düzenleyeceği etkinlikler</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>4-</b> Markalara şikayetlerini, isteklerini ulaştırma&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"></div><a name='more'></a></div><div><div style="text-align: justify;">Aslında <b>4. maddeyi Türkiye için 2. sıraya alabiliriz.</b> Çünkü Türk halkı olarak duygularımızı bildiğiniz üzere üstlerde yaşarız. Bir markayı seviyorsak en üstlere çıkarırız yeriyorsak da yerin dibine batırabiliriz.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- Ürünlerin en çok paylaşıldığı ağ; Facebook.</b> Şayet Facebook ile Pinterest'in kullanım yoğunluğu eşit olsaydı yapısı itibariyle Pinterest, ürün paylaşımında Facebook'u geçebilirdi.</div></div><div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://2.bp.blogspot.com/-lTguD2jizMk/USNd1peF9mI/AAAAAAAAFzo/nhBPvfgK86c/s1600/1361293898_facebook_likepx.png" imageanchor="1" style="display: inline !important; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"><img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-lTguD2jizMk/USNd1peF9mI/AAAAAAAAFzo/nhBPvfgK86c/s1600/1361293898_facebook_likepx.png" /></a></div><b>- Peki kullanıcıların Facebook'ta birden fazla markayı takip etme oranları nedir?</b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>%52'si </b>2 ile 5 markayı;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>%35'i </b>5 ile 10 markayı;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>%13'ü </b>10'dan fazla markayı takip ediyor. Bu %13'lük dilime kampanya canavarı dediğimiz kendini sadece sosyal ağlardan, web kampanyalarından ürün kazanmaya adamış kişileri de dahil edebiliriz.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">- F-ticaret şu an emekleme aşamasında ama 4 kişiden 1'i markaların Facebook sayfalarından ürün satın alıyor. <b>Bunu Türkiye için söyleyemeyiz. Türkiye'de henüz bunun için bir motivasyon bile yok. Bunlar hep F-Credits'in gecikmesi yüzünden.&nbsp;</b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;">- Tüm satışların %90'ı sosyal medya etkisine tabii. Sadece büyükşehirleri değil; Tüm Türkiye'yi düşündüğümüzde bu oran belki bu topraklar için fazla olabilir ama elbette artık bir ürün alırken sosyal ağlara danışmamak, forumlardan bilgi alışverişi yapmamak çok mantıksız geliyor. Ki ben bunu forum.donanımhaber.com üzerinden 2005'ten beri yapıyorum.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- Amaçlanan temel satış döngüsü sosyal ağlardan nasıl gerçekleşiyor?</b><br /><b><br /></b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>1- </b>Marka içeriğini girer, ürünü öne çıkartır.</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>2- </b>Markanın hayranları, takipçileri bunu görür paylaşır.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>3- </b>İlgilenen kişiler tıklayarak siteye veya ürün uygulamasına gider.</div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>4- </b>Sitenin trafiği artar, satışlar gerçekleşir.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>+ olarak Facebook Retargeting</b> ile sitenizde gezip fakat satın alma yapmadan Facebook'a yönelen hedef kitlenizi tekrar yakalama şansı da yakalayabilirsin.</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">Bu teoride olan fakat Türkiye için pratikte çok gerçekleşmeyen bir olay. Ki zaten <b>Facebook'un en çok eleştirilen yönü de satın alma davranışı yaratamayıp kendi içerisinde satışa dönüştürememesidir. </b>&nbsp;Örneğin Sony notebook alacak kişi Google'a girer siteleri araştırır ama gelip Facebook'tan Sony Notebook araştırayım, satın alayım demez. <b>Google satış yaptırır, Facebook daha uzun vadede ama daha kalıcı ilişkiler kurmanızı sağlar. Müşterilerle sizi yakınlaştırır. Kim bilir ileride entegre bir şekilde satış imkanı da olur.</b>&nbsp;Sonuçta hedef kitlesi sosyal ağlarda olan her marka da sosyal ağlarda yer almalıdır. İşin özeti budur.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- </b>Yine grafiğe göre&nbsp;<b>1 milyondan fazla site Facebook widget'larıyla geliştirildi.</b> Keşke daha fazlası olsa. Çünkü olması gereken bu. <b>Olması gereken web sitesi ile sosyal ağları konuşturabilmek. Birbirine trafik paslayabilmek.</b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- Kullanıcıların neredeyse %60'ı beğendiği bir sayfayı arkadaşlarına tavsiye ediyor.</b> Bu Türkiye için kampanyalarla çok doğru orantılı. Çok ekstra bir sayfa yönetimi, içerik girişi söz konusu değilse ve kişinin de özel ilgi alanı değilse Türkiye'de bir sayfanın tavsiye edilmesi için o kişinin en az bir kere somut bir ödül kazanması gerekli.</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>- Ürünlerini, içeriklerini öne çıkarmak isteyenler için birkaç ipucu ise;</b><br /><b><br /></b></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>1-</b> Fotoğraf kullanın, görsellik özellikle Türk insanına yazıdan daha fazla ve daha çabuk işler. Unutma, saniyeler içerisinde birçok şeyi tükettiğimiz bir zamanda yaşıyoruz. Kampanyan vs. yoksa o an, insanların senin markana ayıracak dakikaları da pek yoktur.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>2-</b> Düzenli içerik önemli.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;"><b>3- </b>İlgili, alakası bir kapak fotoğrafı.&nbsp;</div></div><div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div><div style="text-align: justify;">Burada elbette işin tüm detaylarını vermeye yer yetmez ancak genel hatları bu şekilde...</div><div style="text-align: justify;"><br /></div></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"><img border="0" src="http://blog.getambassador.com/wp-content/uploads/2013/02/sofb-3101-1.jpg" /></div></div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0tag:blogger.com,1999:blog-109887320885621147.post-43412930390484832382013-02-15T10:15:00.000+02:002013-02-15T10:15:29.184+02:00Her Pazar Kendimize Sormamız Gereken 20 Soru<div style="text-align: justify;">Hayatta bazen yarınımızı bile etkilemeyecek olaylara kendimizi o kadar çok kaptırırız ki neler olup bittiğine pek bakmayız. İşte bu yüzden sevgili <a href="https://twitter.com/OnurOzdurak" target="_blank">@OnurOzdurak</a> 'ın bir sözü olan ''<b>Hayatta bazen zoom-in zoom-out yapabilmek lazım.</b>" ı hiç unutmamak lazım.</div><div style="text-align: justify;"><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/-6XWqwdEdQLs/URthNf9LCPI/AAAAAAAAFwM/wXAX1HCadmY/s1600/uu.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: justify;"><img border="0" height="138" src="http://1.bp.blogspot.com/-6XWqwdEdQLs/URthNf9LCPI/AAAAAAAAFwM/wXAX1HCadmY/s320/uu.bmp" width="320" /></a></div>Şimdiyse,&nbsp;<a href="http://marcandangel.com/">marcandangel.com</a>&nbsp;'daki blog yazısına yorumlamalar getirdiğim Her Pazar, kendimize sormamız gereken 20 soruya bir bakalım.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>1- Geçen hafta neler öğrendin? </b>Cevaplayamıyorsan değişim vaktidir. Yaşın önemli değil; her hafta yeni bir şeyler öğrenmek gerekli.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>2- Geçtiğimiz haftaki en büyük başarın neydi?</b> Başarılarına odaklanmak kendine güvenmek ve hayatını izlemek için önemlidir.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>3- Geçen haftadan en çok hatırladığın an neydi ve neden? </b>Bu soru belki de seni yeni amaçlara götürebilir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>4- Bu haftayı iyi bir şekilde bitirmek için en önemli ilk şey neydi? </b>Bu, ihtiyacın olan en gerekli özelliğini veya nesneyi ortaya çıkaracak. Hız mı, kendine güven mi... Bir fincan kahve bile olabilir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>5- Daha az stressli bir hafta için ne yapmalıyım? </b>Geç kalmana sebep olan şeylere odaklanabilirsin.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>6- Geçtiğimiz hafta mücadele ettiğimiz ve önümüzdeki haftayı etkileyebilecek bir şey var mı?</b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>7- Geçtiğimiz haftanın en büyük zaman kaybı neydi veya kimdi? </b>Zaman kayıplarının farkında ol ve ona göre hareket et.</div><div style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<img height="126" src="http://www.pentadact.com/wp-content/Happiness.jpg" width="320" /></div><div style="text-align: justify;">Yani "Don't waste your time" ;)</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>8- Geçtiğimiz haftadan gelen bir yük, bir iş var mı? </b>Fiziksel veya mental sorunlar olabilir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>9- Geçtiğimiz hafta kaçındığım neler var? </b>Bir iş fırsatı, bir konferans bir etkinlik olabilir...</div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>10- Bekleyen fırsatlar var mı? </b>Fırsatlara açık olmak lazım. Hele bu dijital çağdayken.</div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>11- Düzenli sohbet ettiğim kimler var? </b>Kendimizi dışarıdan pek gözlemleyemediğimiz için kimi zaman yakın dostlarımızın gözlemlerini almak faydalı olabilir.</div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>12- Geçtiğimiz hafta büyük bir teşekkürü hakeden kimse oldu mu? </b>Teşekkür etmek güzeldir. Aynı zamanda senin burnu havada biri olmadığını; alçak gönüllü biri olduğunu gösterir. Bu çağda aranan bir özelliktir. Ama tabii gereksiz yere de alçak gönüllü olmamak gerekir.&nbsp;</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>13- Gelecek hafta yardım etmem gereken birileri var mı? </b>Yardım etmek güzeldir. Nitekim sen yardım istediğinde de bu hatırlanır yardımına koşan bol olur.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>14- Gelecek 3 yıl için 3 ana hedefim nedir? </b>Hayatta gerçekçi amaçlar koymazsan planlama yapmak da zor olur.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>15- Son zamanlarda yaptığım hangi işler beni bu 3 ana hedefe yakınlaştırdı? </b>Yok ise yine değişim zamanı gelmiştir.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>16- Her amaç için bir sonraki aşama nedir?</b></div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>17- Gelecek hafta boyunca neleri araştıracağım, neleri öğreneceğim? </b>Yeni şeyler öğrendiğini, öğreneceğini bilmek iyi bir motivasyon yaratabilir.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>18- Korkularım neler?</b> Korkularla yüzleşmek ve adım adım onları çözmek gerek.</div><div style="text-align: justify;"><br /></div><div style="text-align: justify;"><b>19- Geçen hafta en verimli olan şey neydi? </b>Verimli olanı bilmek ve ona &nbsp;doğru gidebilmek önemli.</div><div style="text-align: justify;"><b><br /></b></div><div style="text-align: justify;"><b>20- </b>Ve tabii ki sonuç olarak;<b> gelecek hafta hayatının son haftası olsaydı kiminle ve nerede geçirmek isterdin?&nbsp;</b>Kaybedenler Kulübü'nün repliği gibi hayat: <b>Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir? </b>Hayat kısa, gerçekten yanında olmak istediklerinle ol.&nbsp;</div>Eren Canerhttps://plus.google.com/112424905638809119024[email protected]0