Bu yazımda, sihirli formülün ne olduğundan, iş hayatına girerken nasıl kullanılacağından, zihnin nasıl açılacağından bahsedeceğim.
Sihirli formül iş hayatında başarıların temel unsurudur. Önce bir karşı koyulmaz teklif yaratılır –ki bu reddedilemeyecek bir teklif değildir, teklifin içerdiği hizmet ya da üründen elde edilecek geri dönüş
ile verimlilik öylesine açıktır ki en sıradan müşteri bile bunu görebilir. Daha sonra bu elde edilen teklifler susamış kitleye sunulur ve ikinci bardak satışının yolu açılmış olur.
İyi hazırlanmış bir teklif ile girişimci gün boyu insanlara pazarlama mesajları vermeye çalışarak enerji kaybetmez. Müşterileri, en önemli mesajlarını ücretsiz olarak ağızdan ağıza aktarır. Mesaj olabildiğince çok kişiye iletilir ve zaten var olan müşterilerden daha fazla ürün satarak daha fazla kazanır.
Diğer bir deyişle , yüksek yatırım getirisi vaad eden bir teklif ile mihenk taşı olacak bir kriter (slogan) ve de tabii ki inanılırlık gerekmektedir.
Karşı koyulmaz teklifin ilk basamağının yüksek yatırım getirisi olmasının sebebi, girişimci müthiş bir ürünle işe başlarsa pazarlama kolaylaşır. Günümüz insanları, mevcut satış önerilerine karşı son derece kuşkucudur. Girişimci, ürünle ilgili iyi bir ilk izlenim yaratmaya çalışmalıdır. Böylece insanlara o ürünü bir kere daha satma yolu olmasa bile başka bir ürünle karşısına çıkabilir. Üstelik müşteri birinci bardak satışından hoşnut kalırsa ikinci bardağı almaya daha kolay ikna olur. Örneğin, Tarantino, Kill Bill Volume 1’de, serinin ikinci filmi için müşterisini çoktan hazırlamıştı. İkinci bardak satışında bütün alışılagelen birincil satışın içine gömülmüş olacak. İkinci ürünün satışı için ayrıca reklam maliyeti olmayacağı için istenen indirim de rahatça yapılabilir. Hedef susamış kitle google ya da blog – forum tarzı web sitelerinden bulunabilir. Buralardaki insanlar, girişimcinin işini hobi edinmiş, bu işi zevkle yapan insanlardır ve bu insanlara girişimci ürününü bir kere sevdirirse, kuru kalabalıktan ayrıştırılmış forumlarda, bloglarda, gruplarda ücretsiz olarak reklamını yaparlar. Ayrıca buralarda girişimci, alınan tepkileri ve o fikrin popüleritesini de ölçebilir. Sunduğu bir fikre 3 adet yorum yapılmış diğerine 50 adet yorum yapılmış olabilir ve bu yorumlardan, müşterilerin neye susadıklarını rahatça anlayabilir. Bu önemlidir çünkü artık konu pazarlamacıların ne satmak istediği değil; müşterilerin ne almak istediğidir.
Girişimci, sattığı ürün hakkında konuştuğu kişinin değer ölçütlerini kavramalı sonra da müşterinin kullandığı kelimeleri kullanarak değer yapılarına uydurmalıdır. Susuzluktan yanmış kimseye neden buradasın diye sorarsa, o da tüm gereksinimlerini anlatır.
Ayrıca, müşterilerle ilişkileri geliştirirken onlara kişisel olarak kurulacak iletişimlerde özel olduklarını hissetmesi bir girişimcinin olmazsa olmazıdır. Ne de olsa herkes özel olduğunu hissetmek ve saygınlık görmek ister. Bunun için de müşterilere ”kendinizi özel hissetmeniz size ne sağlar, VIP konumunda bulunup bulunmadığınızı, saygı görüp görmediğinizi nasıl anlarsınız” sorularını yöneltmelidir. Reklamlara tepki veren insanlar girişimci için altın değerindedir. Bu insanlar hakkında bir veritabanı oluşturmalı ve daha sonra onları tek tek aramalı ve neden bugün bunun arayışındasınız, neden böyle düşünüyorsunuz gibi sorularla düşünceleri alınmalı ki müşterinin isteği göz önüne alınabilsin.
Sonuç olarak, iş dünyasında pazarlama artık müşterinin istekleri doğrultusunda yönlenmektedir. Ürünü alıp kapı kapı pazarlamaya çalışma ve bunu yaparken de hem müşterileri hem de kendini yorma şekli artık çok eskide kaldı. Sadece sattıktan sonra değil; ürünün her aşamasında müşterilerin ve potansiyel müşteri konumundaki insanların memnuniyeti ön planda olmalıdır. Yenilikleri takip eden şirketler sektörde tutunabilip pastadan pay alabilirken, eski anlayışa mensup şirketler küçülüp yok olmaktadırlar.
Yorum Yazın