- Sen sus meraklı Melahat!
- Büyükler varken küçükler konuşmaz.
- Fazla merak iyi değildir.
Hepimiz bu demotive cümleleri bir yerlerden duyduk değil mi?
Bugün merak ile ilgili iki kelam edeceğim izninizle. Öncelikle merak duygusuna iki toplumun bakış farklılığına şahit olalım.
- İleri gitmeye devam edeceğiz, yeni kapılar açacağız, yeni şeyler yapacağız, çünkü biz meraklıyız ve merak bizi yeni yollara götürüyor. ~ Walt Disney
- İnsanın başına ne gelirse; ya meraktan… ~ Türk atasözü
Ne kadar farklı bakıyoruz değil mi? Onlar merak duygusundan fırsatlar yaratarak yeni şeylere odaklanıyor. Bizse çocuklarımızı geçmişten gelen bu antimeraklı yapıyla yetiştiriyoruz. Hatta çocuğumuz çok meraklıysa ”Meraklı Melahat, amma meraklısın ha” gibi cümlelerle eleştiriyoruz. Sonra da büyüyünce ondan araştırmasını, yeni şeyler yapmasını istiyoruz. (Bu, üniversite sıralarına kadar konuşanların tahtaya yazıldığı okullardan geçildiği bir sistemde, üniversite öğrencisinden konuşmasını istemeye benziyor.)
Ben de küçüklüğümden beri hep çok meraklıydım. Örneğin evimize bilgisayar ilk geldiği gün o nedir, bu nedir diyerek bilgisayarın güç kaynağını yakmıştım. Pişman mıyım? Hayır. Çünkü karıştıra karıştıra öğrendim. Windows 98’in ilk sürümü olduğu için video oynatmada sorun çıkarıyordu. O zaman internet de pek yoktu, yine de araştırdım. Windows 98’in ikinci sürümünü kurup üzerine codec yüklemek gerekiyormuş. Ortaokulda Windows kurmayı ve codec yüklemeyi öğrendim. Ortaokulda, yıllar sürecek eş dostun ”abi benim bilgisayara bi format atsana” ricasına tanık olmama sebep olan olay da buydu. Aman bozulur, bi’şey olur diyerek dokunmasaydım pek de bi’şey öğrenemezdim.
Bazen üniversitelere gidiyorum, konuşuyorum kariyer üzerine, dijital pazarlama üzerine. Oralarda da söylediğim gibi meraklı olun, araştırın, kurcalayın, yeni şeylerin peşinde olun, hayata keşfederek bakarsanız yeni fırsatların aralandığını göreceksinizdir. Herkesin bilmediği daha spesifik şeylere odaklanın ve bol bol sorular sorun, Google’ı doğru kullanın. Bir şey aman bozulur, fazla kurcalamayayım gibi geleneksel Türk kafasıyla hareket etmeyin. Merak, kurcalama ve araştırma dürtüsü doğru konular üzerine olmalıdır. Gereksiz risk almalardan bahsetmiyorum, örn. sırf meraklı olacağım diye bile bile lades demeyin.
İleride bir çocuğum olursa ona da aynı yetileri kazandırmayı istiyorum.
1- Meraklı olma
2- Araştırmacı olma (neyi nasıl ve nereden araştırıp bulacağını bilme) Çok dar anlamda bir örnek: Bir kişi Google’a adeta hikayeler yazar aradığını bulamaz, başka biri 2 kelime yazar direkt bulur.
1 dk. durup düşünmenizi istiyorum: Acaba yeterince meraklı mıyım? Aklıma bir soru takılınca ya da bir şeyi çözmem gerektiğinde allem edip kullem edip çözüme ulaşıyor muyum yoksa 2 dk. sonra aman boşver diyip beynimden siliyor muyum?
Merak değişime giden yoldur. Büyük icatlar hep ihtiyaçtan doğmuştur. İhtiyaç da meraklı olarak çeşitli çözüm yolları geliştirme disiplini gerektirir.
Sadece fotoğraf veya bir bilim, bu açıdan farketmez. En azında yeni şeyler deniyor.
Son olarak merak ile ilgili Einstein’in ünlü sözünü hatırlayalım:
- Hiçbir özel yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım. ~ Albert Einstein
Yorum Yazın