Bu yazımda son haftaların trendi Pinterest’i tanıtarak neden tutacağından ve hangi sektörlere, markalara daha uygun olduğundan şöyle bi bahsedeceğim. Pinterest’in ne olduğunu bilmiyorsanız önce şuradan bir bakıverin efem: http://bit.ly/PinterestNedir
Öncelikle Pinterest’in neden böyle bir anda popüler olduğuna bir değinelim.
Efenim Pinterest dediğimiz oyuncak zaten vardı, kendi halinde bir uygulamaydı. Fakat bir anda patlamasında
Facebook’un OpenGraph teknolojisini kullanması var. Tabii çıkış arefesindeki OpenGraph’ı Facebook’un öne sürmesinin de etkisi olabilir Pinterest’in arkasında. Facebook’a göre Pinterest, OpenGraph uygulaması yaptıktan sonra kullanıcı sayısında %60 oranında artış olmuş.
Şimdi konumuza gelelim. Pinterest neden tutar? (Bu konudaki yorumlarınızı [email protected] ‘ye bekliyorum.)
Günümüzde malum Facebook’un da etkisiyle web sitelerine pek girilmez oldu. Haliyle oralardaki eski-yeni içerikler, görseller tarihin arka odalarında kaldı. Web sitesindeki görselleri, içerikleri öne çıkararak web sitesini bi parça canlandırmak isteyen ve ürün gamı da zengin markalar için Pinterest uygun mecra. Ayrıca Pinterest’in web sitelerine trafik sağlamak gibi bir özelliği de var. Yani kullanıcı görsele tıklayarak direkt olarak ilgili görselin olduğu web sitesine ulaşabiliyor. Direkt görsel üzerinden böyle bir yönlendirme Facebook’ta bulunmuyor.
İkinci olarak, Pinterest yapısı itibariyle etkileşime çok daha açık bir mecra. Yani sizin Twitter’da kullanıcılar tweet’lerimi retweet etsin, favorilerine eklesin ya da mention atsın diye takipçi açısından bayağı bir kasmanız lazım çok ekstra eğlenceli şeyler yazmıyorsanız. Fakat Pinterest’te az takipçiniz de olsa, pin’lediğiniz görseller çok ulu orta olduğu için bir çok kişi tarafından görülebiliyor ve direkt repin’leniyor ya da like ediliyor. Twitter’da da fotoğraf paylaşmak etkileşim için güzel bir yoldur ama Twitter’da bir fotoğrafı kullanıcının görmesi için linke tıklaması gerekir. Pinterest’te direkt görünür.
Örneğin 42 takipçimle bir iki günde aldığım etkileşimler şöyle:
Sözün özü: Etkileşim alalım, engagement sağlayalım diyen, ürün gamı zengin ve renkli olan markalar için Pinterest’i tavsiye ederim. Az takipçiyle bol etkileşim alabilirler. Hatta bir de kampanya yaparlarsa etkileşimi tavana vurdurmaları içten bile değil. Çok şey istiyorum biliyorum ama bir de Pin It butonuyla web sitesi-sosyal medya entegrasyonu da yaparlarsa tadından yenmez.
Pinterest’e ”cuk” oturan marka IKEA. Bence IKEA hiç vakit kaybetmeden Pinterest’e direkt girmeli. Zengin ürün çeşidiyle ve kampanyalarla Pinterest’i kasıp kavurması hiç zor değil. Sesimi duyun ey IKEA! :)
Pinterest’e öncelikle giren Türk markaları:
Burada Garanti Bankası’nın ne işi var diyebilirsiniz. Fakat Garanti Bankası Pinterest’e uygun olarak Caz Yeşili sponsorluğuyla bu alana girmiş durumda. Yani doğru bir hamleyle kullanıcıların ilgisini nispeten daha çok çekebilecek görsellerle. Burada kritik olan, kısa vadeli bir etkinliğin görselleriyle girip etkinlik bitince sayfayı öldürmek değil; Caz Yeşili gibi uzun dönemli etkinliklerle yola çıkıp sayfayı sürekli canlı tutmayı planlamaktır.
Bu yazıyı yazarken dikkatimi çeken bir kaç Pinterest paylaşımını da son olarak ekleyeyim, tam olsun.
Yorum Yazın