Geçenlerde Cansel Elçin’in şiddetli tavsiyesiyle, izlemediğim bir filmi izledim: Çoğunluk! 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini toplayan bir film. Aynı havayı kavga etmeden solumamız için aynı milliyetten, aynı etnik kökenden mi gelmeliyiz, maalesef biz kabul edelim ya da etmeyelim herkesin içinde az buçuk biraz ayrımcılık var. İşte Çoğunluk filmi, yönetmen Seren Yüce’nin ilk filmi olmasına rağmen başarılı bir üslupla içinde bulunduğumuz toplumsal çarpıklıkları, faşist düzenin çarpıklığını izleyicinin yüzüne çarpan, kusan bu film ile izleyicinin kendisini sorgulamasını sağlamış. Filmden biraz bahsetmek gerekirse;
Başrolde Mertkan adında sümsük, babasının sözünden çıkmayan bir eleman var. Mertkan’ın dediğim dedik babasını canlandıran Settar Tanrıöğen‘i ise Polis ve Vavien filmlerinden başarılı performansıyla hatırlayacaksınız. Bu filminde de yine başarılı çizgisini korumuş ve sümsük yetiştirdiği çocuğunun sorunlarına katlanmaya çalışan ve ona daha da sorun yükleyen bir baba olarak karşımıza çıkmış. Mertkan’ın sevgilisinin sırf Türk değil de beraber olmasına karşı çıktığı; erkek evlat 20′sine gelir geciktirmeden askere gider sonrada evlenir sistemine körükörüne bağlıdır aynı zamanda. Hayranı olduğum Erkan Can’ı da keşke bu filmde daha aktif görebilseydik. Filmin yönetmeni Seren Yüce ise bu film için bir ailenin bakış açısından Türk toplumunun geldiği noktayı anlatıyor.
Bu arada Cansel Elçin‘in de bu filmi oldukça başarılı bulduğunu söylemeliyim. Levent Üzümcü‘den ise Twitter’da filmi değerlendirmesini istediğimde kendisi filmi izlemediğini esprili bir şekilde dile getirdi
Çoğunluk küfür açısından zengin bir film.Şayet yukarıda belirttiğim gibi Türk toplumunun düzensiz düzende geldiği noktayı anlatacaksa zaten bol küfürlü olmalı. Durumlar böyleyken küfür mü olmayacak! Hangi dünyada? Yok böyle bir dünya diyerek sizi filmin fragmanı ile başbaşa bırakıyorum.



sema can
teşekkürler
Lele
aynen soylemisti ya adim gibi eniimm bende resmen ismet pasa demisti. kac kere geri sardik demi lan. ama olsun filmi kapatmamaiz icin bi neden istiyorduk belkide beynimizin bize oynadigi bir oyundu.
Jaworo
I haven’t delved into your blog yet becasue your comment in the heading struck me so forcefully that I shared it on Face Book (giving credit to the blog). It is a profound statement. Now I am off to see the blog.
Jigar
We have delivered some of the wiodnws for the project, and are working to complete the rest. I have a great interest in how it was done back in the day , the arch top window that was set in the gable had a very interesting lamination for the jamb. Full length board was used, and the back of the jamb was cross cut nearly through it, it was bent to the arch and a strong-back was attached at multiple points to retain the form. We were able to salvage the arch jamb and cleaned up the charring, prime a coat of epoxy resin, re laminate the inner surface and stops, then encapsulate the components in epoxy resin and re-prime. The window jamb is now re-installed in the building. Bremik Construction is doing a great job putting it back together. We are in the process of building a new arch sash as it was, back in the day . Ray