Her Teknolojik Yeniliğin Üzerine Atlamalı Mıyız?

Paylaşmak güzeldir...1Pin on Pinterest00Tweet about this on Twitter0Share on Google+00
Teknolojiyi bilirsin. Şirketler, markalar teknolojiyi geliştirmek zorundadır rekabet gereğince. Gelişim bazen gıdım gıdım yapılır ve tüketiciye önemli gösterilir ama tüketici olarak biz hayatta her zaman akıllı olmak zorundayız. Bilenin bilmeyenin önüne geçtiği bir dünyada yaşıyoruz çünkü.
Örneğin dijital fotoğraf makinelerini ele alalım. Türkiye’de ilk gelişmeye başladığı yıllarda yani 2004 gibi 3.2 megapikselli Canon a400 fotoğraf makinesi almıştım ve çoğu zaman 2 megapikselde kullanıyordum. Neden? Çünkü crop dediğimiz, fotoğrafın içinden bir bölümü alıp özellikle o bölümü büyütüp kullanmayacaktım. Standart boy dediğimiz 10×15 fotoğraf baskısını bırakın 13×15 boy baskıda bile 2 megapiksel gayet işimi görüyordu. Ayrıca düşük megapikselli olması sebebiyle ISO’dan sebep hiç gren sorunu yaşamadım. (bu konuya geri döneceğiz sonra) Şimdikiler öyle mi hiç?
3.2 megapikselli Canon a400

Teknoloji gelişmek zorunda dedik ya. 3.2 megapikselli fotoğraf makinelerinden sonra 5, 7, 8, 9, 10, 12, 14, 16, 18 derken 20 megapikselli kompakt boyda küçük dijital fotoğraf makineleri piyasaya sürüldü. Fakaat DSLR fotoğraf makinelerinin üstün fotoğraf kalitesindeki en büyük etmen olan sensör büyüklüğü bu küçük kompakt dijital fotoğraf makinelerinde büyüdü mü?
Ben size söyleyeyim: Hayır ve fotoğraf kalitesi kötüleşti, megapiksel çoğaldı ama detay azaldı. En baba kompakt dijital fotoğraf makinesi 2/3” ve genellikle daha küçük olarak 2/5” yani nohut tanesi boyutlarında sensörlere sahip. (Tabloda deniz mavisi renkteki alan) Neden büyümüyorlar? Çünkü üreticilere ciddi maliyet. Teknolojinin de gelişmesi -en azından gelişmiş gibi gösterilmesi lazım?!?- E- ne olacak şimdi? 

Aynı sensöre daya megapikselleri, kullanıcılar daha büyük fotoğrafın daha iyi fotoğraf olduğunu zannetsin.
Buna dikkat: Sensör büyümemişken üzerine daha fazla piksel işlemek cm²’ye düşen piksel yoğunluğunu artırdığı için ISO performansında düşüşe sebep olmaktan başka hiçbir işe – evet tekrar ediyorum hiç bir işe yaramazlar.
Örneğin İlk kullandığım Pentax K100D Super fotoğraf makinesi 6 megapikselliydi. Aynı sensöre sahip, Pentax dünyasında efsane olmuş K100D Super’in abisi Pentax K10D ise 8 megapikseliydi ve 2 megapiksel fazlalığından ötürü K10D’nin ISO performansı bariz şekilde K100D Super’den daha kötüydü. İkisinde de CCD sensör vardı. (CMOS sensörler ISO performansında ve otomatik beyaz ayarında daha iyidir ama canlılık, keksinlik CCD sensör gibi değildir. Üreticiler bu sebeple artık CMOS sensörü tercih ediyorlar. Keskinlik, canlılık CCD gibi olmuyor ama ISO performansı en azından biraz daha iyi.)
Bırakın megapikseli, ıvırı zıvırı. Alın elinize fotoğraf çekin. Makineden önce lensi düşünün ama ondan da önce alın elinize fotoğraf çekimleriyle ilgili bir kitap. Onu okuyun. Hatta alın size bir kaç forum. Fotoğrafları inceleyin, yorumları okuyun, sorulan sorulara verin cevapları okuyun. Siz soru sorun. Kendinizi bu konuda çok geliştirirsiniz. 
http://forum.netfotograf.com/
http://forum.donanimhaber.com/forumid_324/tt.htm
http://bit.ly/PentaxTurkeyCekimTeknikleri
http://forum.fotografturk.com/
Alın size bir örnek daha: Canon 650d 700d farkı.Fark sadece makinenin gramı ve kit lensteki iyileştirmeler. 
http://forum.donanimhaber.com/m_75667902/tm.htm 
http://snapsort.com/compare/Canon-EOS-650D-vs-Canon-EOS-700D
Bu konuda güzel bir söz:
Yaa demek ki neymiş. Her teknolojik gelişmenin üzerine araştırmadan, sorgulamadan atlamamak gerekiyormuş. Unutmayın, üreticiler satmak zorunda, rekabet koşulları gereği ürünlerini geliştirmek zorunda. Kişisel hayatta da, profesyonel hayatta da kendimize hep sormamız gerekiyor: Bu yenilik gerçekten benim için gerekli mi? Bu yeniliği ne sıklıkta kullanacağım? Senede 3-4 defa kullanacaksam gerçekten bu yenilik için bu parayı ödemeye gerek var mı? Bu sadece fotoğraf makineleri için geçerli değil, o güzel bir örnek. Bilgisayar alırken, akıllı telefon alırken, müşterinize hizmet sunarken yenilikçi görünmek ile attığın taş ürkütüğün kuşa, kurbağaya değmeli arasında dengeyi kurmak gerekiyor.
Paylaşmak güzeldir...1Pin on Pinterest00Tweet about this on Twitter0Share on Google+00

Be first to comment